Taha 50: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
Değişiklik özeti yok |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 2 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Taha Suresi]] | [[Kategori:Taha Suresi]] | ||
[[Kategori:Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler]] | |||
[[Kategori:İşarat-ül İ'caz'da Geçen Ayetler]] | [[Kategori:İşarat-ül İ'caz'da Geçen Ayetler]] | ||
''Önceki Ayet: [[Taha 49]] ← [[Kuran:Taha|Taha Suresi]] → [[Taha 51]]: Sonraki Ayet'' | ''Önceki Ayet: [[Taha 49]] ← [[Kuran:Taha|Taha Suresi]] → [[Taha 51]]: Sonraki Ayet'' | ||
| 23. satır: | 24. satır: | ||
[[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#34|{{Arabi|نَسْتَعٖينُ}}]] ile iane talep edilirken makam iktizasıyla “Ne istiyorsun?” diye vârid olan mukadder sual [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] ile cevaplandırılmıştır. | [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#34|{{Arabi|نَسْتَعٖينُ}}]] ile iane talep edilirken makam iktizasıyla “Ne istiyorsun?” diye vârid olan mukadder sual [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] ile cevaplandırılmıştır. | ||
[[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] ile istenilen şeylerin ayrı ayrı ve müteaddid olması [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] manasının da ayrı ayrı ve müteaddid olmasını icab eder. Sanki اِهْدِنَا dört masdardan müştaktır. | [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] ile istenilen şeylerin ayrı ayrı ve müteaddid olması [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] manasının da ayrı ayrı ve müteaddid olmasını icab eder. Sanki [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] dört masdardan müştaktır. | ||
Mesela, bir mü’min hidayeti isterse [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] sebat ve devam manasını ifade eder. Zengin olan isterse ziyade manasını; fakir olan isterse i’ta manasını; zayıf olan isterse iane ve tevfik manasını ifade eder. | Mesela, bir mü’min hidayeti isterse [[Risale:İşarat-ül İ'caz (Ayet-Hadis Mealleri)#36|{{Arabi|اِهْدِنَا}}]] sebat ve devam manasını ifade eder. Zengin olan isterse ziyade manasını; fakir olan isterse i’ta manasını; zayıf olan isterse iane ve tevfik manasını ifade eder. | ||
| 32. satır: | 33. satır: | ||
([[Risale:Fatiha_Suresi_(İşarat-ül İ'caz)#10._Sual|Fatiha, İşaratül İ'caz]]) | ([[Risale:Fatiha_Suresi_(İşarat-ül İ'caz)#10._Sual|Fatiha, İşaratül İ'caz]]) | ||
---- | |||
Evet, Cenab-ı Halık-ı Kadîr {{Arabi|خَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَ هَدَي}} (Haşiye: Taha Sûresi 50. ayetten, ya da A'la suresi 3. ayetten iktibasen alınmış olmakla beraber, Arabî metinde "ayettir" dememiştir. Mütercim) hükmünce Yani: Cenab-ı Hak bütün her şeyi yarattığı gibi hayatları için lazım olan işleri öğretme, ona riayet etme gibi işlerine de hidayet etmiştir. | |||
Bizlere de zahir ve batın duyguları ita etmekle, hidayete erdirmiştir. Sonra afâkî ve enfüsî delilleri önümüze koymakla, kendi ma'budiyyet ve vahdaniyetine hidayet etmiştir. | |||
([[Risale:Fatiha_Suresi_Tefsiri_(İ.İ._Badıllı)#Fatiha_6|Fatiha, İşaratül İ'caz (Badıllı Tercümesi)]]) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
15.26, 19 Aralık 2024 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Önceki Ayet: Taha 49 ← Taha Suresi → Taha 51: Sonraki Ayet
Meali: 50- O da: Bizim Rabbimiz, her şeye hılkatini (varlık ve özelliğini) veren, sonra da doğru yolu gösterendir, dedi.
Kur'an'daki Yeri: 16. Cüz, 313. Sayfa
Tilavet Notları:
Diğer Notlar:
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler
اِهْدِنَا: Hidayeti talep etmekle ianeyi istemek arasında ne münasebet vardır?
Evet biri sual, diğeri cevap olduklarından birbiriyle bağlanılmıştır. Şöyle ki:
نَسْتَعٖينُ ile iane talep edilirken makam iktizasıyla “Ne istiyorsun?” diye vârid olan mukadder sual اِهْدِنَا ile cevaplandırılmıştır.
اِهْدِنَا ile istenilen şeylerin ayrı ayrı ve müteaddid olması اِهْدِنَا manasının da ayrı ayrı ve müteaddid olmasını icab eder. Sanki اِهْدِنَا dört masdardan müştaktır.
Mesela, bir mü’min hidayeti isterse اِهْدِنَا sebat ve devam manasını ifade eder. Zengin olan isterse ziyade manasını; fakir olan isterse i’ta manasını; zayıf olan isterse iane ve tevfik manasını ifade eder.
Ve keza “Her şeyi halk ve hidayet etmiştir.” manasında bulunan isterse وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ وَهَدٰى âyet-i celilesi hükmünce, zahirî ve bâtınî duygular, âfakî ve haricî deliller, enfüsî ve dâhilî bürhanlar, peygamberlerin irsaliyle, kitapların inzali gibi vasıtalar itibarıyla da hidayetin manası taaddüd eder.
İhtar: En büyük hidayet, hicabın kaldırılmasıyla hakkı hak, bâtılı bâtıl göstermektir.
Evet, Cenab-ı Halık-ı Kadîr خَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَ هَدَي (Haşiye: Taha Sûresi 50. ayetten, ya da A'la suresi 3. ayetten iktibasen alınmış olmakla beraber, Arabî metinde "ayettir" dememiştir. Mütercim) hükmünce Yani: Cenab-ı Hak bütün her şeyi yarattığı gibi hayatları için lazım olan işleri öğretme, ona riayet etme gibi işlerine de hidayet etmiştir.
Bizlere de zahir ve batın duyguları ita etmekle, hidayete erdirmiştir. Sonra afâkî ve enfüsî delilleri önümüze koymakla, kendi ma'budiyyet ve vahdaniyetine hidayet etmiştir.
(Fatiha, İşaratül İ'caz (Badıllı Tercümesi))
