İçeriğe atla
Menüyü aç / kapat
  • 8,1 B maddeler
  • 9 B dosyalar
  • 980 kullanıcılar
  • 62,1 B değişiklikler
Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi
Tercihler menüsünü aç / kapat
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Herhangi bir düzenleme yaparsanız IP adresiniz herkese açık olarak görünecektir.

Kani

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden

Kânî Osmanlı şairi ve nâsiridir. Genç yaşta nazım ve nesirdeki nükteli ifadesiyle çevresinde şöhret kazandı. Önceleri derbeder bir hayat sürerken Mevlevî tarikatına intisap ederek kırk yaşına kadar Tokat Mevlevîhânesi’ne bağlı kaldı. Çeşitli memurluklar yaptı. Saray âdâbına uymaması ve bir paşaya ait sırları açıklaması yüzünden idama mahkûm edildi, ama cezası Limni’ye sürgün olarak değiştirildi. Bükreş’te iken sevdiği bir kızın kendisinden hıristiyan olmasını istemesi üzerine söylediği, “Kırk yıllık Kânî olur mu Yani” sözü deyim haline gelmiştir. Eserlerinde nükteler ve hiciv görülür.[1] Türkçe öğrenme ve konuşma hakkında yazdığı kitap Türkçenin diğer milletlere öğretilmesi konusunda bir model olarak gösterilir.[2]

16. Mektup'ta geçen

Takdir-i Hudâ, kuvvet-i bâzu ile dönmez
Bir şem’a ki Mevla yaka, üflemekle sönmez.

Beyti genelde Ziya Paya'ya atfedilir. Ancak bu beytin

Takdîr-i Hudâ kuvvet-i bâzû ile dönmez
Bir şem'a ki Hak yandura bir vech ile sönmez

şekli Kânî'ye atfedilir. (Kaynak: Tarama sözlüğü)

Bu Konu Hakkında Risale-i Nur'daki Derslerin Özeti

Şahsi Bilgiler

Diğer İsimleri: Ebubekir Kânî Efendi[2]

Doğum Yeri ve Tarihi: Tokat, 1712[1]

Vefat Yeri ve Tarihi: İstanbul, Şubat 1792[1]

Kabrinin Yeri: Eyüp’te Feridun Paşa Türbesi’nin sağ tarafı

Harita Konumu: [1]

Eserleri ve Risale-i Nur'da Eserlerinden Alıntılar

  • Divan
  • Münşeât

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Eğer korkunuz mesleğimden ve Kur’an’a ait dellâllığımdan ve kuvve-i maneviye-i imaniyeden ise elli bin nefer değil, yanlışsınız! Meslek itibarıyla elli milyon kuvvetindeyim, haberiniz olsun! Çünkü Kur’an-ı Hakîm’in kuvvetiyle sizin dinsizleriniz dâhil olduğu halde, bütün Avrupa’ya meydan okuyorum. Bütün neşrettiğim envar-ı imaniye ile onların fünun-u müsbete ve tabiat dedikleri muhkem kalelerini zîr ü zeber etmişim. Onların en büyük dinsiz feylesoflarını, hayvandan aşağı düşürmüşüm. Dinsizleriniz dahi içinde bulunan bütün Avrupa toplansa Allah’ın tevfikiyle beni o mesleğimin bir meselesinden geri çeviremezler, inşâallah mağlup edemezler!

Madem böyledir, ben sizin dünyanıza karışmıyorum, siz de benim âhiretime karışmayınız! Karışsanız da beyhudedir.

Takdir-i Hudâ, kuvvet-i bâzu ile dönmez

Bir şem’a ki Mevla yaka, üflemekle sönmez.

(16. Mektup)

Diğer Bahisler

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler/Kategoriler

Kaynakça