-kar: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Turker (mesaj | katkılar)
7. satır: 7. satır:
'''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' -
'''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' -


==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler==
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler==


*'''kâr:'''  
*'''Adavetkâr:''' Düşmanlık eden


()
Mabuduna karşı ''adavetkârane'' bir isyanı taşır. (26. Söz)


*'''Aşikâr:''' Apaçık
*'''Aşikâr:''' Apaçık


Her şeyde ''aşikâre'', vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)
Her şeyde ''aşikâre'', vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)
*'''Bid'akâr:''' Bidatçı
...onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, ''bid'akârane'' bir hıyanettir. (27. Söz)
*'''Cazibekâr:''' Çekici
...havanın dokunmasıyla cezbedarane ve ''cazibekârane'' hareketle raksları,... (Meyve R.)
*'''Cezbekar:''' Cezbeli
...hakikatta biri enfüsî, diğeri âfâkî iki hareket-i ''cezbekâranede'' zikir ve tesbih-i İlahî ile Mevlevî gibi zikreden ve deverana kalkan... (30. Söz)
*'''Cür'etkar:''' Cesur
O pek ''cür'etkâr'', cesur adama herkes hayrette kalır. (19. Mektup)


*'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)
*'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)


...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
*'''Dalaletkar:''' Sapkın
...beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hacatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i ''dalaletkâraneden'' o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile... (31. Söz)
*'''Ehemmiyetkar:''' Önem veren
Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ''ehemmiyetkârane'', istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. (32. Söz)


*'''Elemkar:''' Elemli
*'''Elemkar:''' Elemli
28. satır: 52. satır:


...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve ''fedakârane'' şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)
...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve ''fedakârane'' şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)
*'''Gafletkâr:''' Gafil
İşte o bataklık ise, ''gafletkârane'' ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. (13. Mektup)
*'''Garazkâr:''' Kin besleyen
Avrupa'nın bir kısım idraksiz ve ''garazkâr'' feylesoflarının, müteşabih âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflere yaptığı taarruzlarını... (Konferans)
*'''Günahkâr:''' Günah işleyen
Bu millet-i ''günahkâr'' kanıyla abdest aldı. (Lemeat)


*'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)
*'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)


Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur.
Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur.
*'''Halaskar:''' Kurtaran
İstimdadkârane, bir ''halaskârı'' için bağırır, çağırırız, ne kimse işitiyor, ne cevabı veriyor. (Lemeat)
*'''Haşmetkar:''' Haşmetli
Kâinatın erkân-ı azîmesine bakıyoruz; mühim gayeler için ''haşmetkârane'' bir tedvir ve tenvir görüyoruz. (33. Söz)
*'''Hatarkar:''' Tehlikeli
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-''hatarkâr''. (Lemeat)
*'''Hayatkar:''' Hayat sahibi
Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten camid, şuursuz iken, gayet ''hayatkârane'' ve şuurdarane vazifeleri ve tesbihatları vardır. (29. Söz)


*'''Hayretger:''' Hayret eden
*'''Hayretger:''' Hayret eden
44. satır: 96. satır:


...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve ''heveskârane'' muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)
...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve ''heveskârane'' muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)
*'''Himayetkar:''' Himaye eden
İstinadî noktamız, hem ''himayetkârımız'' def'eder düşmanları. (Lemeat)


*'''Hizmetkar:''' Hizmet eden
*'''Hizmetkar:''' Hizmet eden


Bir zaman bir büyük hâkim, iki ''hizmetkârını'', -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)
Bir zaman bir büyük hâkim, iki ''hizmetkârını'', -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)
*'''İbadetkar:''' İbadet eden
...o müdhiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ''ibadetkâr'' şeklinde görünse.. o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)


*'''İcazkar:''' Veciz
*'''İcazkar:''' Veciz
60. satır: 120. satır:


İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ''ifratkâr'' bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)
İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ''ifratkâr'' bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)
*'''İhtimamkar:''' Önem veren
...çok meharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ''ihtimamkârane'' nakışlarla münakkaş,... (33. Söz)
*'''İlticakar:''' Sığınan
Pek ''ilticakârane'' vicdanımıza girdik; içine bakıyoruz, bir çareyi bekleriz. (Lemeat)
*'''İnayetkar:''' Yardım eden
Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zalar, san'atkârane ve ''inayetkârane'' düşüyor. (32. Söz)
*'''İntikamkar:''' İntikam alan
...milel-i saire Hazret-i Hüseyin'in cemaatine ''intikamkârane'' ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden,... (15. Mektup)
*'''İrşadkar:''' İrşat eden
...o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve ''irşadkâr'' bir mükâlemeye döner. (Meyve R.)
*'''İstibşarkar:''' Müjdeleyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette ''istibşarkârane'' teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
*'''İstiğrabkar:''' Garipseyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, ''istiğrabkârane'', belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
*'''İstiğrakkar:''' Boğulan, dalan
İşte şu meşreb sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, ''istiğrakkârane'' bir şuhuda mazhar ise;... (18. Mektup)
*'''İstitafkar:''' Yardım isteyen
Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel ''istîtafkârane'' önümüze bakarız. (Lemeat)


*'''İstihsankar:''' Güzel gören
*'''İstihsankar:''' Güzel gören
72. satır: 168. satır:


Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı ''istirhamkârane'' ile yalvarıyor ki: (10. Söz)  
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı ''istirhamkârane'' ile yalvarıyor ki: (10. Söz)  
*'''İsyankar:''' İsyan eden
Kâh oluyor âyet, insanın ''isyankârane'' amellerini zikreder, şedid bir tehdid ile zecreder. (25. Söz)


*'''İtaatkar:''' İtaat eden
*'''İtaatkar:''' İtaat eden


Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, ''itaatkârane'' tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, ''itaatkârane'' tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
*'''Kanaatkar:''' Kanaat eden
...meşru dairesinde ''kanaatkârane'' kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. (32. Söz)
*'''Kerametkar:''' Keramet gösteren
...Sâriye'ye işittirip, sevk-ül ceyş noktasından zaferine sebebiyet veren ''kerametkârane'' kumandası ne derece keskin nazarlı olduğunu gösterdiği halde,... (15. Mektup)
*'''Lütufkar:''' Lütufta bulunan
İnayetkârane, ''lütufkârane'' iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. (20. Mektup)


*'''Mahviyetkar:''' Tevazulu
*'''Mahviyetkar:''' Tevazulu
88. satır: 200. satır:


Zira nihayet derecede âdil, ''merhametkâr'', raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)
Zira nihayet derecede âdil, ''merhametkâr'', raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)
*'''Mes'udiyetkar:''' Mutluluk dolu
Ve öyle bir sevinç ve sürur-u ''mes'udiyetkârane'' veriyor ki, tasvir edilmez. (31. Söz)


*'''Mu'cizekâr:''' Mucizeli, mucize gösteren
*'''Mu'cizekâr:''' Mucizeli, mucize gösteren


Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
*'''Mürüvvetkar:''' Mert
Dostlarına karşı ''mürüvvetkârane'' muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup)


*'''Perestişkâr:''' Tapan
*'''Perestişkâr:''' Tapan


...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile ''perestişkârane'' ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)
...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile ''perestişkârane'' ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)
*'''Riyakar:''' İki yüzlü
Eski Said'in Serkeş, Müftehir, Mağrur, Ucblu, ''Riyakâr'' Nefsini Susturan, Teslime Mecbur Eden Beş Fıkradır. (26. Söz)
*'''Saadetkâr:''' Saadetli
...o ilim ve hikmetle dünyanın ''saadetkârane'' saltanatını, âhiretin saadet-i ebediyesiyle sizde birleştirmek,... (25. Söz)


*'''Sahtekâr:''' Aldatıcı
*'''Sahtekâr:''' Aldatıcı
112. satır: 240. satır:


Öyle ''sehavetkârane'', san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)  
Öyle ''sehavetkârane'', san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)  
*'''Senakar:''' Öven
...o yetimane ağlayışlar, ''senakârane'' "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)
*'''Sitayişkar:''' Takdir eden
Yoksa Sure-i Feth'in âhirinde ''sitayişkârane'' tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar... (27. Söz)
*'''Şefaatkar:''' Şefaat eden
...onun ruhuna ''şefaatkârane'' bir hoş-âmedî nev'inden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi. (12. Mektup)


*'''Şefkatkar:''' Şefkatli
*'''Şefkatkar:''' Şefkatli


Mahpuslara ''şefkatkârane'' hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)
Mahpuslara ''şefkatkârane'' hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)
*'''Şematetkar:''' Kuru gürültü yapan
Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde pek ''şematetkârane'' bir istifham ile dört şey sordu bizden.


*'''Şuurkar:''' Şuurlu
*'''Şuurkar:''' Şuurlu
124. satır: 268. satır:


...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, ''takdirkârane'' sevdirir. (Meyve Risalesi)
...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, ''takdirkârane'' sevdirir. (Meyve Risalesi)
*'''Tahripkar:''' Tahrip eden
Menfîce müteharrik, daim ''tahribkâr'' olur. (Lemeat)


*'''Taklitkar:''' Taklit eden
*'''Taklitkar:''' Taklit eden
132. satır: 280. satır:


Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle ''tazarrukârane'' saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)
Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle ''tazarrukârane'' saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)
*'''Tebessümkar:''' Tebessüm eden
Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, ''tebessümkârane'' manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. (33. Söz)
*'''Tehditkar:''' Tehdit eden
...bütün mahlukatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arza ve semavata tehdidkârane haykıran bu iki âyet,... (Meyve Risalesi)
*'''Temellukkar:''' Yaltaklanan
Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere ''temellukkârane'' bir müracaat edilecekti. (16. Mektup)
*'''Terbiyekar:''' Terbiye eden
...bilbedahe ''terbiyekârane'' bir Rezzakıyet ve şefkatkârane bir rububiyeti gösterir. (33. Söz)
*'''Tesbihkar:''' Tesbih eden
...her gece ve her sene, şaşaalı tesbihkârane bir seyeran ve cereyan vermek demek olan... (20. Mektup)


*'''Teşvikkar:''' Teşvik eden
*'''Teşvikkar:''' Teşvik eden
140. satır: 308. satır:


Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki ''tövbekâr'', tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)  
Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki ''tövbekâr'', tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)  
*'''Tevhidkar:''' Tevhid içeren
Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek zâtın icadıdır" diye olan ''tevhidkârane'' düsturu nerede? (30. Söz)
*'''Tezyifkar:''' Küçümseyen
İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebebsiz, gıyabımda ''tezyifkârane'', hakaretli sözler söylemişti. (16. Mektup)
*'''Ubudiyetkar:''' İbadet eden
Fakat Sâni' tarafından tavzif edilen vezaif-i ''ubudiyetkâranelerinden'' ve Sâniin isimlerine ne vechile ve nasıl delalet ettikleri... (25. Söz)
*'''Uhuvvetkar:''' Dostluk gösteren
Her nereye geliriz, herhangi taifeye misafir oluyoruz, pek ''uhuvvetkârane'' istikbal görüyoruz. (Lemeat)


*'''Ümitkar:''' Ümit besleyen
*'''Ümitkar:''' Ümit besleyen


...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ''ümidkârane'' bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)
...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ''ümidkârane'' bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)
*'''Ünsiyetkar:''' Yabancılık çekmeyen
Cisim libasını mazide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür, mezaristana ''ünsiyetkârane'' bakar.


*'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)  
*'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)  


Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale ''yadigâr'' bırakmak için; (24. Mektup)
Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale ''yadigâr'' bırakmak için; (24. Mektup)
*'''Zecirkar:''' Azarlayan
"Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye ''zecirkârane'' te'dib tokatlarını almışlar. (30. Söz)


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==


==Kaynakça==
==Kaynakça==

18.39, 27 Haziran 2026 tarihindeki hâli

-kâr, -gâr veya -ger, sonuna geldiği kelimeye "-li, -ci" ekleri veya "eden, edici" kelimeleri gibi faillik ve sahiplik anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Adavetkâr: Düşmanlık eden

Mabuduna karşı adavetkârane bir isyanı taşır. (26. Söz)

  • Aşikâr: Apaçık

Her şeyde aşikâre, vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)

  • Bid'akâr: Bidatçı

...onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, bid'akârane bir hıyanettir. (27. Söz)

  • Cazibekâr: Çekici

...havanın dokunmasıyla cezbedarane ve cazibekârane hareketle raksları,... (Meyve R.)

  • Cezbekar: Cezbeli

...hakikatta biri enfüsî, diğeri âfâkî iki hareket-i cezbekâranede zikir ve tesbih-i İlahî ile Mevlevî gibi zikreden ve deverana kalkan... (30. Söz)

  • Cür'etkar: Cesur

O pek cür'etkâr, cesur adama herkes hayrette kalır. (19. Mektup)

  • Çilingir: Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)

...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)

  • Dalaletkar: Sapkın

...beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hacatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i dalaletkâraneden o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile... (31. Söz)

  • Ehemmiyetkar: Önem veren

Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ehemmiyetkârane, istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. (32. Söz)

  • Elemkar: Elemli

Herbirinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, elemkârane birer feryad damlar. (17. Söz)

  • Fedakâr: Özverili

...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve fedakârane şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)

  • Gafletkâr: Gafil

İşte o bataklık ise, gafletkârane ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. (13. Mektup)

  • Garazkâr: Kin besleyen

Avrupa'nın bir kısım idraksiz ve garazkâr feylesoflarının, müteşabih âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflere yaptığı taarruzlarını... (Konferans)

  • Günahkâr: Günah işleyen

Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı. (Lemeat)

  • Hahişger: Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)

Her ruh işitse بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ demeye hâhişger olur.

  • Halaskar: Kurtaran

İstimdadkârane, bir halaskârı için bağırır, çağırırız, ne kimse işitiyor, ne cevabı veriyor. (Lemeat)

  • Haşmetkar: Haşmetli

Kâinatın erkân-ı azîmesine bakıyoruz; mühim gayeler için haşmetkârane bir tedvir ve tenvir görüyoruz. (33. Söz)

  • Hatarkar: Tehlikeli

Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)

  • Hayatkar: Hayat sahibi

Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten camid, şuursuz iken, gayet hayatkârane ve şuurdarane vazifeleri ve tesbihatları vardır. (29. Söz)

  • Hayretger: Hayret eden

Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)

  • Herzekar: Boş konuşan

Herzekârane fuzulî bir surette karışma. (17. Söz)

  • Heveskar: Hevesli

...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve heveskârane muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)

  • Himayetkar: Himaye eden

İstinadî noktamız, hem himayetkârımız def'eder düşmanları. (Lemeat)

  • Hizmetkar: Hizmet eden

Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)

  • İbadetkar: İbadet eden

...o müdhiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ibadetkâr şeklinde görünse.. o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)

  • İcazkar: Veciz

Kısa birkaç cümle ile, Tufan hâdise-i azîmesini netaiciyle öyle îcazkârane ve mu'cizane beyan ediyor ki; çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş. (26. Mektup)

  • İ'cazkar: Mucizeli

Sen de görüyorsun ki; o ferman-ı a'zamda öyle i'cazkâr bir turra var ki, hiçbir veçhile kabil-i taklid değil. (10. Söz)

  • İfratkar: İfrat eden

İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)

  • İhtimamkar: Önem veren

...çok meharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ihtimamkârane nakışlarla münakkaş,... (33. Söz)

  • İlticakar: Sığınan

Pek ilticakârane vicdanımıza girdik; içine bakıyoruz, bir çareyi bekleriz. (Lemeat)

  • İnayetkar: Yardım eden

Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zalar, san'atkârane ve inayetkârane düşüyor. (32. Söz)

  • İntikamkar: İntikam alan

...milel-i saire Hazret-i Hüseyin'in cemaatine intikamkârane ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden,... (15. Mektup)

  • İrşadkar: İrşat eden

...o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve irşadkâr bir mükâlemeye döner. (Meyve R.)

  • İstibşarkar: Müjdeleyen

...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)

  • İstiğrabkar: Garipseyen

...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)

  • İstiğrakkar: Boğulan, dalan

İşte şu meşreb sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, istiğrakkârane bir şuhuda mazhar ise;... (18. Mektup)

  • İstitafkar: Yardım isteyen

Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel istîtafkârane önümüze bakarız. (Lemeat)

  • İstihsankar: Güzel gören

Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latif san'atları istihsankârane temaşa etmekle... (23. Söz)

  • İstimdadkar: Meded isteyen

Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)

  • İstirhamkar: İsteyen

Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)

  • İsyankar: İsyan eden

Kâh oluyor âyet, insanın isyankârane amellerini zikreder, şedid bir tehdid ile zecreder. (25. Söz)

  • İtaatkar: İtaat eden

Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)

  • Kanaatkar: Kanaat eden

...meşru dairesinde kanaatkârane kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. (32. Söz)

  • Kerametkar: Keramet gösteren

...Sâriye'ye işittirip, sevk-ül ceyş noktasından zaferine sebebiyet veren kerametkârane kumandası ne derece keskin nazarlı olduğunu gösterdiği halde,... (15. Mektup)

  • Lütufkar: Lütufta bulunan

İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. (20. Mektup)

  • Mahviyetkar: Tevazulu

...sermediyet-i uluhiyetine karşı mahviyetkârane secde ederek,... (9. Söz)

  • Mededkâr: Yardım eden

Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. (14. Lema)

  • Merhametkâr: Merhametli

Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)

  • Mes'udiyetkar: Mutluluk dolu

Ve öyle bir sevinç ve sürur-u mes'udiyetkârane veriyor ki, tasvir edilmez. (31. Söz)

  • Mu'cizekâr: Mucizeli, mucize gösteren

Şu mu’cizekâr zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)

  • Mürüvvetkar: Mert

Dostlarına karşı mürüvvetkârane muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup)

  • Perestişkâr: Tapan

...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile perestişkârane ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)

  • Riyakar: İki yüzlü

Eski Said'in Serkeş, Müftehir, Mağrur, Ucblu, Riyakâr Nefsini Susturan, Teslime Mecbur Eden Beş Fıkradır. (26. Söz)

  • Saadetkâr: Saadetli

...o ilim ve hikmetle dünyanın saadetkârane saltanatını, âhiretin saadet-i ebediyesiyle sizde birleştirmek,... (25. Söz)

  • Sahtekâr: Aldatıcı

Çünki ehl-i dikkat nazarında alâküllihal etvar ve ahvali içindeki tasannuatlar ve tekellüfatlar sahtekârlığını gösterecek. (26. Mektup)

  • Sanatkar: Sanat sahibi

Hattâ herbir taşında, bir saray kadar san'at dercedilmiş. Ustasız olmak, hiçbir akıl kabul edemez, gayet mahir bir san'atkâr ister. (10. Söz)

  • Sefahetkar: Günahkar

...hikmet-i âmmesi sefahetkârane abesiyetten ve rahmet-i vasiası lâhiyane tazibden ve izzet-i kudreti zelilane acizden kurtulurlar, takaddüs ederler. (11. Şua)

  • Sehavetkar: Cömert

Öyle sehavetkârane, san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)

  • Senakar: Öven

...o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)

  • Sitayişkar: Takdir eden

Yoksa Sure-i Feth'in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar... (27. Söz)

  • Şefaatkar: Şefaat eden

...onun ruhuna şefaatkârane bir hoş-âmedî nev'inden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi. (12. Mektup)

  • Şefkatkar: Şefkatli

Mahpuslara şefkatkârane hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)

  • Şematetkar: Kuru gürültü yapan

Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde pek şematetkârane bir istifham ile dört şey sordu bizden.

  • Şuurkar: Şuurlu

Evet nebatat ve behimiyat gibi şuursuzların gayet derecede şuurkârane ve hakîmane işler görmesi bizzarure gösterir ki: (10. Söz)

  • Takdirkar: Takdir eden

...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, takdirkârane sevdirir. (Meyve Risalesi)

  • Tahripkar: Tahrip eden

Menfîce müteharrik, daim tahribkâr olur. (Lemeat)

  • Taklitkar: Taklit eden

Farz-ı muhal olarak Müseylime gibi hadsiz derece haddinden çıkıp taklidkârane o izzet ve ceberut sahibi olan Hâlık-ı Zülcelalini kendi fikriyle konuşturup... (25. Söz)

  • Tazarrukar: Niyaz eden

Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle tazarrukârane saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)

  • Tebessümkar: Tebessüm eden

Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, tebessümkârane manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. (33. Söz)

  • Tehditkar: Tehdit eden

...bütün mahlukatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arza ve semavata tehdidkârane haykıran bu iki âyet,... (Meyve Risalesi)

  • Temellukkar: Yaltaklanan

Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere temellukkârane bir müracaat edilecekti. (16. Mektup)

  • Terbiyekar: Terbiye eden

...bilbedahe terbiyekârane bir Rezzakıyet ve şefkatkârane bir rububiyeti gösterir. (33. Söz)

  • Tesbihkar: Tesbih eden

...her gece ve her sene, şaşaalı tesbihkârane bir seyeran ve cereyan vermek demek olan... (20. Mektup)

  • Teşvikkar: Teşvik eden

...hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevketmek için teşvikkârane kasaid-i vataniyeye nisbeti gibidir. (25. Söz)

  • Tevbekar/Tövbekar: Tevbe eden

Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki tövbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)

  • Tevhidkar: Tevhid içeren

Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek zâtın icadıdır" diye olan tevhidkârane düsturu nerede? (30. Söz)

  • Tezyifkar: Küçümseyen

İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebebsiz, gıyabımda tezyifkârane, hakaretli sözler söylemişti. (16. Mektup)

  • Ubudiyetkar: İbadet eden

Fakat Sâni' tarafından tavzif edilen vezaif-i ubudiyetkâranelerinden ve Sâniin isimlerine ne vechile ve nasıl delalet ettikleri... (25. Söz)

  • Uhuvvetkar: Dostluk gösteren

Her nereye geliriz, herhangi taifeye misafir oluyoruz, pek uhuvvetkârane istikbal görüyoruz. (Lemeat)

  • Ümitkar: Ümit besleyen

...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümidkârane bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)

  • Ünsiyetkar: Yabancılık çekmeyen

Cisim libasını mazide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür, mezaristana ünsiyetkârane bakar.

  • Yadigâr veya yadgâr: Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)

Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale yadigâr bırakmak için; (24. Mektup)

  • Zecirkar: Azarlayan

"Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye zecirkârane te'dib tokatlarını almışlar. (30. Söz)

İlgili Maddeler

Kaynakça