-kar: Revizyonlar arasındaki fark
| 7. satır: | 7. satır: | ||
'''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' - | '''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' - | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*''' | *'''Adavetkâr:''' Düşmanlık eden | ||
Mabuduna karşı ''adavetkârane'' bir isyanı taşır. (26. Söz) | |||
*'''Aşikâr:''' Apaçık | *'''Aşikâr:''' Apaçık | ||
Her şeyde ''aşikâre'', vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz) | Her şeyde ''aşikâre'', vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz) | ||
*'''Bid'akâr:''' Bidatçı | |||
...onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, ''bid'akârane'' bir hıyanettir. (27. Söz) | |||
*'''Cazibekâr:''' Çekici | |||
...havanın dokunmasıyla cezbedarane ve ''cazibekârane'' hareketle raksları,... (Meyve R.) | |||
*'''Cezbekar:''' Cezbeli | |||
...hakikatta biri enfüsî, diğeri âfâkî iki hareket-i ''cezbekâranede'' zikir ve tesbih-i İlahî ile Mevlevî gibi zikreden ve deverana kalkan... (30. Söz) | |||
*'''Cür'etkar:''' Cesur | |||
O pek ''cür'etkâr'', cesur adama herkes hayrette kalır. (19. Mektup) | |||
*'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar) | *'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar) | ||
...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar) | ...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar) | ||
*'''Dalaletkar:''' Sapkın | |||
...beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hacatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i ''dalaletkâraneden'' o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile... (31. Söz) | |||
*'''Ehemmiyetkar:''' Önem veren | |||
Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ''ehemmiyetkârane'', istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. (32. Söz) | |||
*'''Elemkar:''' Elemli | *'''Elemkar:''' Elemli | ||
| 28. satır: | 52. satır: | ||
...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve ''fedakârane'' şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema) | ...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve ''fedakârane'' şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema) | ||
*'''Gafletkâr:''' Gafil | |||
İşte o bataklık ise, ''gafletkârane'' ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. (13. Mektup) | |||
*'''Garazkâr:''' Kin besleyen | |||
Avrupa'nın bir kısım idraksiz ve ''garazkâr'' feylesoflarının, müteşabih âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflere yaptığı taarruzlarını... (Konferans) | |||
*'''Günahkâr:''' Günah işleyen | |||
Bu millet-i ''günahkâr'' kanıyla abdest aldı. (Lemeat) | |||
*'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu) | *'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu) | ||
Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur. | Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur. | ||
*'''Halaskar:''' Kurtaran | |||
İstimdadkârane, bir ''halaskârı'' için bağırır, çağırırız, ne kimse işitiyor, ne cevabı veriyor. (Lemeat) | |||
*'''Haşmetkar:''' Haşmetli | |||
Kâinatın erkân-ı azîmesine bakıyoruz; mühim gayeler için ''haşmetkârane'' bir tedvir ve tenvir görüyoruz. (33. Söz) | |||
*'''Hatarkar:''' Tehlikeli | |||
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-''hatarkâr''. (Lemeat) | |||
*'''Hayatkar:''' Hayat sahibi | |||
Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten camid, şuursuz iken, gayet ''hayatkârane'' ve şuurdarane vazifeleri ve tesbihatları vardır. (29. Söz) | |||
*'''Hayretger:''' Hayret eden | *'''Hayretger:''' Hayret eden | ||
| 44. satır: | 96. satır: | ||
...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve ''heveskârane'' muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz) | ...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve ''heveskârane'' muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz) | ||
*'''Himayetkar:''' Himaye eden | |||
İstinadî noktamız, hem ''himayetkârımız'' def'eder düşmanları. (Lemeat) | |||
*'''Hizmetkar:''' Hizmet eden | *'''Hizmetkar:''' Hizmet eden | ||
Bir zaman bir büyük hâkim, iki ''hizmetkârını'', -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz) | Bir zaman bir büyük hâkim, iki ''hizmetkârını'', -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz) | ||
*'''İbadetkar:''' İbadet eden | |||
...o müdhiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ''ibadetkâr'' şeklinde görünse.. o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz) | |||
*'''İcazkar:''' Veciz | *'''İcazkar:''' Veciz | ||
| 60. satır: | 120. satır: | ||
İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ''ifratkâr'' bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua) | İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ''ifratkâr'' bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua) | ||
*'''İhtimamkar:''' Önem veren | |||
...çok meharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ''ihtimamkârane'' nakışlarla münakkaş,... (33. Söz) | |||
*'''İlticakar:''' Sığınan | |||
Pek ''ilticakârane'' vicdanımıza girdik; içine bakıyoruz, bir çareyi bekleriz. (Lemeat) | |||
*'''İnayetkar:''' Yardım eden | |||
Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zalar, san'atkârane ve ''inayetkârane'' düşüyor. (32. Söz) | |||
*'''İntikamkar:''' İntikam alan | |||
...milel-i saire Hazret-i Hüseyin'in cemaatine ''intikamkârane'' ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden,... (15. Mektup) | |||
*'''İrşadkar:''' İrşat eden | |||
...o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve ''irşadkâr'' bir mükâlemeye döner. (Meyve R.) | |||
*'''İstibşarkar:''' Müjdeleyen | |||
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette ''istibşarkârane'' teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup) | |||
*'''İstiğrabkar:''' Garipseyen | |||
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, ''istiğrabkârane'', belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup) | |||
*'''İstiğrakkar:''' Boğulan, dalan | |||
İşte şu meşreb sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, ''istiğrakkârane'' bir şuhuda mazhar ise;... (18. Mektup) | |||
*'''İstitafkar:''' Yardım isteyen | |||
Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel ''istîtafkârane'' önümüze bakarız. (Lemeat) | |||
*'''İstihsankar:''' Güzel gören | *'''İstihsankar:''' Güzel gören | ||
| 72. satır: | 168. satır: | ||
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı ''istirhamkârane'' ile yalvarıyor ki: (10. Söz) | Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı ''istirhamkârane'' ile yalvarıyor ki: (10. Söz) | ||
*'''İsyankar:''' İsyan eden | |||
Kâh oluyor âyet, insanın ''isyankârane'' amellerini zikreder, şedid bir tehdid ile zecreder. (25. Söz) | |||
*'''İtaatkar:''' İtaat eden | *'''İtaatkar:''' İtaat eden | ||
Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, ''itaatkârane'' tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz) | Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, ''itaatkârane'' tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz) | ||
*'''Kanaatkar:''' Kanaat eden | |||
...meşru dairesinde ''kanaatkârane'' kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. (32. Söz) | |||
*'''Kerametkar:''' Keramet gösteren | |||
...Sâriye'ye işittirip, sevk-ül ceyş noktasından zaferine sebebiyet veren ''kerametkârane'' kumandası ne derece keskin nazarlı olduğunu gösterdiği halde,... (15. Mektup) | |||
*'''Lütufkar:''' Lütufta bulunan | |||
İnayetkârane, ''lütufkârane'' iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. (20. Mektup) | |||
*'''Mahviyetkar:''' Tevazulu | *'''Mahviyetkar:''' Tevazulu | ||
| 88. satır: | 200. satır: | ||
Zira nihayet derecede âdil, ''merhametkâr'', raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz) | Zira nihayet derecede âdil, ''merhametkâr'', raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz) | ||
*'''Mes'udiyetkar:''' Mutluluk dolu | |||
Ve öyle bir sevinç ve sürur-u ''mes'udiyetkârane'' veriyor ki, tasvir edilmez. (31. Söz) | |||
*'''Mu'cizekâr:''' Mucizeli, mucize gösteren | *'''Mu'cizekâr:''' Mucizeli, mucize gösteren | ||
Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz) | Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz) | ||
*'''Mürüvvetkar:''' Mert | |||
Dostlarına karşı ''mürüvvetkârane'' muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup) | |||
*'''Perestişkâr:''' Tapan | *'''Perestişkâr:''' Tapan | ||
...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile ''perestişkârane'' ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz) | ...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile ''perestişkârane'' ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz) | ||
*'''Riyakar:''' İki yüzlü | |||
Eski Said'in Serkeş, Müftehir, Mağrur, Ucblu, ''Riyakâr'' Nefsini Susturan, Teslime Mecbur Eden Beş Fıkradır. (26. Söz) | |||
*'''Saadetkâr:''' Saadetli | |||
...o ilim ve hikmetle dünyanın ''saadetkârane'' saltanatını, âhiretin saadet-i ebediyesiyle sizde birleştirmek,... (25. Söz) | |||
*'''Sahtekâr:''' Aldatıcı | *'''Sahtekâr:''' Aldatıcı | ||
| 112. satır: | 240. satır: | ||
Öyle ''sehavetkârane'', san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz) | Öyle ''sehavetkârane'', san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz) | ||
*'''Senakar:''' Öven | |||
...o yetimane ağlayışlar, ''senakârane'' "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz) | |||
*'''Sitayişkar:''' Takdir eden | |||
Yoksa Sure-i Feth'in âhirinde ''sitayişkârane'' tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar... (27. Söz) | |||
*'''Şefaatkar:''' Şefaat eden | |||
...onun ruhuna ''şefaatkârane'' bir hoş-âmedî nev'inden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi. (12. Mektup) | |||
*'''Şefkatkar:''' Şefkatli | *'''Şefkatkar:''' Şefkatli | ||
Mahpuslara ''şefkatkârane'' hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz) | Mahpuslara ''şefkatkârane'' hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz) | ||
*'''Şematetkar:''' Kuru gürültü yapan | |||
Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde pek ''şematetkârane'' bir istifham ile dört şey sordu bizden. | |||
*'''Şuurkar:''' Şuurlu | *'''Şuurkar:''' Şuurlu | ||
| 124. satır: | 268. satır: | ||
...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, ''takdirkârane'' sevdirir. (Meyve Risalesi) | ...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, ''takdirkârane'' sevdirir. (Meyve Risalesi) | ||
*'''Tahripkar:''' Tahrip eden | |||
Menfîce müteharrik, daim ''tahribkâr'' olur. (Lemeat) | |||
*'''Taklitkar:''' Taklit eden | *'''Taklitkar:''' Taklit eden | ||
| 132. satır: | 280. satır: | ||
Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle ''tazarrukârane'' saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz) | Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle ''tazarrukârane'' saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz) | ||
*'''Tebessümkar:''' Tebessüm eden | |||
Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, ''tebessümkârane'' manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. (33. Söz) | |||
*'''Tehditkar:''' Tehdit eden | |||
...bütün mahlukatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arza ve semavata tehdidkârane haykıran bu iki âyet,... (Meyve Risalesi) | |||
*'''Temellukkar:''' Yaltaklanan | |||
Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere ''temellukkârane'' bir müracaat edilecekti. (16. Mektup) | |||
*'''Terbiyekar:''' Terbiye eden | |||
...bilbedahe ''terbiyekârane'' bir Rezzakıyet ve şefkatkârane bir rububiyeti gösterir. (33. Söz) | |||
*'''Tesbihkar:''' Tesbih eden | |||
...her gece ve her sene, şaşaalı tesbihkârane bir seyeran ve cereyan vermek demek olan... (20. Mektup) | |||
*'''Teşvikkar:''' Teşvik eden | *'''Teşvikkar:''' Teşvik eden | ||
| 140. satır: | 308. satır: | ||
Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki ''tövbekâr'', tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz) | Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki ''tövbekâr'', tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz) | ||
*'''Tevhidkar:''' Tevhid içeren | |||
Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek zâtın icadıdır" diye olan ''tevhidkârane'' düsturu nerede? (30. Söz) | |||
*'''Tezyifkar:''' Küçümseyen | |||
İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebebsiz, gıyabımda ''tezyifkârane'', hakaretli sözler söylemişti. (16. Mektup) | |||
*'''Ubudiyetkar:''' İbadet eden | |||
Fakat Sâni' tarafından tavzif edilen vezaif-i ''ubudiyetkâranelerinden'' ve Sâniin isimlerine ne vechile ve nasıl delalet ettikleri... (25. Söz) | |||
*'''Uhuvvetkar:''' Dostluk gösteren | |||
Her nereye geliriz, herhangi taifeye misafir oluyoruz, pek ''uhuvvetkârane'' istikbal görüyoruz. (Lemeat) | |||
*'''Ümitkar:''' Ümit besleyen | *'''Ümitkar:''' Ümit besleyen | ||
...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ''ümidkârane'' bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz) | ...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ''ümidkârane'' bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz) | ||
*'''Ünsiyetkar:''' Yabancılık çekmeyen | |||
Cisim libasını mazide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür, mezaristana ''ünsiyetkârane'' bakar. | |||
*'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra) | *'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra) | ||
Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale ''yadigâr'' bırakmak için; (24. Mektup) | Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale ''yadigâr'' bırakmak için; (24. Mektup) | ||
*'''Zecirkar:''' Azarlayan | |||
"Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye ''zecirkârane'' te'dib tokatlarını almışlar. (30. Söz) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
18.39, 27 Haziran 2026 tarihindeki hâli
-kâr, -gâr veya -ger, sonuna geldiği kelimeye "-li, -ci" ekleri veya "eden, edici" kelimeleri gibi faillik ve sahiplik anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Adavetkâr: Düşmanlık eden
Mabuduna karşı adavetkârane bir isyanı taşır. (26. Söz)
- Aşikâr: Apaçık
Her şeyde aşikâre, vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)
- Bid'akâr: Bidatçı
...onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, bid'akârane bir hıyanettir. (27. Söz)
- Cazibekâr: Çekici
...havanın dokunmasıyla cezbedarane ve cazibekârane hareketle raksları,... (Meyve R.)
- Cezbekar: Cezbeli
...hakikatta biri enfüsî, diğeri âfâkî iki hareket-i cezbekâranede zikir ve tesbih-i İlahî ile Mevlevî gibi zikreden ve deverana kalkan... (30. Söz)
- Cür'etkar: Cesur
O pek cür'etkâr, cesur adama herkes hayrette kalır. (19. Mektup)
- Çilingir: Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)
...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
- Dalaletkar: Sapkın
...beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hacatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i dalaletkâraneden o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile... (31. Söz)
- Ehemmiyetkar: Önem veren
Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ehemmiyetkârane, istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. (32. Söz)
- Elemkar: Elemli
Herbirinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, elemkârane birer feryad damlar. (17. Söz)
- Fedakâr: Özverili
...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve fedakârane şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)
- Gafletkâr: Gafil
İşte o bataklık ise, gafletkârane ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. (13. Mektup)
- Garazkâr: Kin besleyen
Avrupa'nın bir kısım idraksiz ve garazkâr feylesoflarının, müteşabih âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflere yaptığı taarruzlarını... (Konferans)
- Günahkâr: Günah işleyen
Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı. (Lemeat)
- Hahişger: Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)
Her ruh işitse بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ demeye hâhişger olur.
- Halaskar: Kurtaran
İstimdadkârane, bir halaskârı için bağırır, çağırırız, ne kimse işitiyor, ne cevabı veriyor. (Lemeat)
- Haşmetkar: Haşmetli
Kâinatın erkân-ı azîmesine bakıyoruz; mühim gayeler için haşmetkârane bir tedvir ve tenvir görüyoruz. (33. Söz)
- Hatarkar: Tehlikeli
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)
- Hayatkar: Hayat sahibi
Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten camid, şuursuz iken, gayet hayatkârane ve şuurdarane vazifeleri ve tesbihatları vardır. (29. Söz)
- Hayretger: Hayret eden
Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
- Herzekar: Boş konuşan
Herzekârane fuzulî bir surette karışma. (17. Söz)
- Heveskar: Hevesli
...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve heveskârane muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)
- Himayetkar: Himaye eden
İstinadî noktamız, hem himayetkârımız def'eder düşmanları. (Lemeat)
- Hizmetkar: Hizmet eden
Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)
- İbadetkar: İbadet eden
...o müdhiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ibadetkâr şeklinde görünse.. o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)
- İcazkar: Veciz
Kısa birkaç cümle ile, Tufan hâdise-i azîmesini netaiciyle öyle îcazkârane ve mu'cizane beyan ediyor ki; çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş. (26. Mektup)
- İ'cazkar: Mucizeli
Sen de görüyorsun ki; o ferman-ı a'zamda öyle i'cazkâr bir turra var ki, hiçbir veçhile kabil-i taklid değil. (10. Söz)
- İfratkar: İfrat eden
İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)
- İhtimamkar: Önem veren
...çok meharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ihtimamkârane nakışlarla münakkaş,... (33. Söz)
- İlticakar: Sığınan
Pek ilticakârane vicdanımıza girdik; içine bakıyoruz, bir çareyi bekleriz. (Lemeat)
- İnayetkar: Yardım eden
Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zalar, san'atkârane ve inayetkârane düşüyor. (32. Söz)
- İntikamkar: İntikam alan
...milel-i saire Hazret-i Hüseyin'in cemaatine intikamkârane ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden,... (15. Mektup)
- İrşadkar: İrşat eden
...o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve irşadkâr bir mükâlemeye döner. (Meyve R.)
- İstibşarkar: Müjdeleyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
- İstiğrabkar: Garipseyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
- İstiğrakkar: Boğulan, dalan
İşte şu meşreb sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, istiğrakkârane bir şuhuda mazhar ise;... (18. Mektup)
- İstitafkar: Yardım isteyen
Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel istîtafkârane önümüze bakarız. (Lemeat)
- İstihsankar: Güzel gören
Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latif san'atları istihsankârane temaşa etmekle... (23. Söz)
- İstimdadkar: Meded isteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
- İstirhamkar: İsteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
- İsyankar: İsyan eden
Kâh oluyor âyet, insanın isyankârane amellerini zikreder, şedid bir tehdid ile zecreder. (25. Söz)
- İtaatkar: İtaat eden
Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
- Kanaatkar: Kanaat eden
...meşru dairesinde kanaatkârane kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. (32. Söz)
- Kerametkar: Keramet gösteren
...Sâriye'ye işittirip, sevk-ül ceyş noktasından zaferine sebebiyet veren kerametkârane kumandası ne derece keskin nazarlı olduğunu gösterdiği halde,... (15. Mektup)
- Lütufkar: Lütufta bulunan
İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. (20. Mektup)
- Mahviyetkar: Tevazulu
...sermediyet-i uluhiyetine karşı mahviyetkârane secde ederek,... (9. Söz)
- Mededkâr: Yardım eden
Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. (14. Lema)
- Merhametkâr: Merhametli
Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)
- Mes'udiyetkar: Mutluluk dolu
Ve öyle bir sevinç ve sürur-u mes'udiyetkârane veriyor ki, tasvir edilmez. (31. Söz)
- Mu'cizekâr: Mucizeli, mucize gösteren
Şu mu’cizekâr zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
- Mürüvvetkar: Mert
Dostlarına karşı mürüvvetkârane muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup)
- Perestişkâr: Tapan
...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile perestişkârane ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)
- Riyakar: İki yüzlü
Eski Said'in Serkeş, Müftehir, Mağrur, Ucblu, Riyakâr Nefsini Susturan, Teslime Mecbur Eden Beş Fıkradır. (26. Söz)
- Saadetkâr: Saadetli
...o ilim ve hikmetle dünyanın saadetkârane saltanatını, âhiretin saadet-i ebediyesiyle sizde birleştirmek,... (25. Söz)
- Sahtekâr: Aldatıcı
Çünki ehl-i dikkat nazarında alâküllihal etvar ve ahvali içindeki tasannuatlar ve tekellüfatlar sahtekârlığını gösterecek. (26. Mektup)
- Sanatkar: Sanat sahibi
Hattâ herbir taşında, bir saray kadar san'at dercedilmiş. Ustasız olmak, hiçbir akıl kabul edemez, gayet mahir bir san'atkâr ister. (10. Söz)
- Sefahetkar: Günahkar
...hikmet-i âmmesi sefahetkârane abesiyetten ve rahmet-i vasiası lâhiyane tazibden ve izzet-i kudreti zelilane acizden kurtulurlar, takaddüs ederler. (11. Şua)
- Sehavetkar: Cömert
Öyle sehavetkârane, san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)
- Senakar: Öven
...o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)
- Sitayişkar: Takdir eden
Yoksa Sure-i Feth'in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar... (27. Söz)
- Şefaatkar: Şefaat eden
...onun ruhuna şefaatkârane bir hoş-âmedî nev'inden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi. (12. Mektup)
- Şefkatkar: Şefkatli
Mahpuslara şefkatkârane hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)
- Şematetkar: Kuru gürültü yapan
Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde pek şematetkârane bir istifham ile dört şey sordu bizden.
- Şuurkar: Şuurlu
Evet nebatat ve behimiyat gibi şuursuzların gayet derecede şuurkârane ve hakîmane işler görmesi bizzarure gösterir ki: (10. Söz)
- Takdirkar: Takdir eden
...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, takdirkârane sevdirir. (Meyve Risalesi)
- Tahripkar: Tahrip eden
Menfîce müteharrik, daim tahribkâr olur. (Lemeat)
- Taklitkar: Taklit eden
Farz-ı muhal olarak Müseylime gibi hadsiz derece haddinden çıkıp taklidkârane o izzet ve ceberut sahibi olan Hâlık-ı Zülcelalini kendi fikriyle konuşturup... (25. Söz)
- Tazarrukar: Niyaz eden
Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle tazarrukârane saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)
- Tebessümkar: Tebessüm eden
Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, tebessümkârane manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. (33. Söz)
- Tehditkar: Tehdit eden
...bütün mahlukatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arza ve semavata tehdidkârane haykıran bu iki âyet,... (Meyve Risalesi)
- Temellukkar: Yaltaklanan
Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere temellukkârane bir müracaat edilecekti. (16. Mektup)
- Terbiyekar: Terbiye eden
...bilbedahe terbiyekârane bir Rezzakıyet ve şefkatkârane bir rububiyeti gösterir. (33. Söz)
- Tesbihkar: Tesbih eden
...her gece ve her sene, şaşaalı tesbihkârane bir seyeran ve cereyan vermek demek olan... (20. Mektup)
- Teşvikkar: Teşvik eden
...hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevketmek için teşvikkârane kasaid-i vataniyeye nisbeti gibidir. (25. Söz)
- Tevbekar/Tövbekar: Tevbe eden
Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki tövbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)
- Tevhidkar: Tevhid içeren
Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek zâtın icadıdır" diye olan tevhidkârane düsturu nerede? (30. Söz)
- Tezyifkar: Küçümseyen
İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebebsiz, gıyabımda tezyifkârane, hakaretli sözler söylemişti. (16. Mektup)
- Ubudiyetkar: İbadet eden
Fakat Sâni' tarafından tavzif edilen vezaif-i ubudiyetkâranelerinden ve Sâniin isimlerine ne vechile ve nasıl delalet ettikleri... (25. Söz)
- Uhuvvetkar: Dostluk gösteren
Her nereye geliriz, herhangi taifeye misafir oluyoruz, pek uhuvvetkârane istikbal görüyoruz. (Lemeat)
- Ümitkar: Ümit besleyen
...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümidkârane bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)
- Ünsiyetkar: Yabancılık çekmeyen
Cisim libasını mazide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür, mezaristana ünsiyetkârane bakar.
- Yadigâr veya yadgâr: Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)
Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale yadigâr bırakmak için; (24. Mektup)
- Zecirkar: Azarlayan
"Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye zecirkârane te'dib tokatlarını almışlar. (30. Söz)