-kar
-kâr, -gâr veya -ger, sonuna geldiği kelimeye "-li, -ci" ekleri veya "eden, edici" kelimeleri gibi faillik ve sahiplik anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
Gözden kaçmış kelimeler olabilir. -kârâne eki içeren kelimeler burada listelenmiştir.
- Adavetkâr: Düşmanlık eden
Mabuduna karşı adavetkârane bir isyanı taşır. (26. Söz)
- Aşikâr: Apaçık
Her şeyde aşikâre, vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)
- Beşaretkâr: Müjdeleyen
Mesrurane, beşaretkârane dedi ki: (16. Lema)
- Bid'akâr: Bidatçı
...onları bırakıp heveskârane yeni içtihadlar yapmak, bid'akârane bir hıyanettir. (27. Söz)
- Cazibekâr: Çekici
...havanın dokunmasıyla cezbedarane ve cazibekârane hareketle raksları,... (Meyve R.)
- Cezbekar: Cezbeli
...hakikatta biri enfüsî, diğeri âfâkî iki hareket-i cezbekâranede zikir ve tesbih-i İlahî ile Mevlevî gibi zikreden ve deverana kalkan... (30. Söz)
- Cür'etkar: Cesur
O pek cür'etkâr, cesur adama herkes hayrette kalır. (19. Mektup)
- Çilingir: Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)
...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
- Dalaletkar: Sapkın
...beşeri müşevveş, perişan, âciz, fakir, hacatı hadsiz, a'dası nihayetsiz ve fâni, bekasız bir vaziyet-i dalaletkâraneden o insanı o nur, o meyve-i kudsiye ile... (31. Söz)
- Desisekar: Hileci
...münafıkane ve desisekârane iğfal ve hile dâmını (tuzağını) istimal ediyor. (Mektubat)
- Ehemmiyetkar: Önem veren
Kur'an-ı Hakîm'in kâinattan ve mevcudattan ehemmiyetkârane, istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. (32. Söz)
- Elemkar: Elemli
Herbirinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, elemkârane birer feryad damlar. (17. Söz)
- Faaliyetkar: Faaliyet sergileyen
...fakat ağzından, midesinden başka bütün hüceyrat-ı bedeniyede faaliyetkârane bir lezzet, bir zevk vermekle beraber,... (24. Mektup)
- Fedakâr: Özverili
...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve fedakârane şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)
- Gafletkâr: Gafil
İşte o bataklık ise, gafletkârane ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. (13. Mektup)
- Garazkâr: Kin besleyen
Avrupa'nın bir kısım idraksiz ve garazkâr feylesoflarının, müteşabih âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflere yaptığı taarruzlarını... (Konferans)
- Garetkâr: Yağmacı
...garetkâr milletlerin Hind ve Çin'deki akvam-ı mazlumeye tecavüzlerini durdurmak için... (16. Lema)
- Gıbtakar: Gıbta eden
Gıbtakârane bir hodgâmlık olabilirdi. (21. Lema)
- Gururkâr: Gurur yapan
Hem arabî hattı bulunmayan sair arkadaşlara tefevvuk edeceğim diye gururkârane bir tavırda bulundum. (10. Lema)
- Günahkâr: Günah işleyen
Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı. (Lemeat)
- Hahişger: Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)
Her ruh işitse بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ demeye hâhişger olur.
- Halaskar: Kurtaran
İstimdadkârane, bir halaskârı için bağırır, çağırırız, ne kimse işitiyor, ne cevabı veriyor. (Lemeat)
- Haşmetkar: Haşmetli
Kâinatın erkân-ı azîmesine bakıyoruz; mühim gayeler için haşmetkârane bir tedvir ve tenvir görüyoruz. (33. Söz)
- Hatakar: Hatalı
Yoksa o hatakârane mana hiç hatırıma gelmemiş. (Şualar)
- Hatarkar: Tehlikeli
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)
- Hayatkar: Hayat sahibi
Mevcudat-ı hariciyenin herbiri, sureten camid, şuursuz iken, gayet hayatkârane ve şuurdarane vazifeleri ve tesbihatları vardır. (29. Söz)
- Hayretger: Hayret eden
Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
- Herzekar: Boş konuşan
Herzekârane fuzulî bir surette karışma. (17. Söz)
- Heveskar: Hevesli
...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve heveskârane muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)
- Hilekar: Hileci
İşte bunun içindir ki, ehl-i nifakın hilekârane propagandasına karşı, kardeşlerimi sâbık üç nokta ile ikaz ediyorum. (Mektubat)
- Himayetkar: Himaye eden
İstinadî noktamız, hem himayetkârımız def'eder düşmanları. (Lemeat)
- Hizmetkar: Hizmet eden
Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)
- Hurafetkar: Hurafeli
...ne kadar cahilane ve hurafetkârane bir fikir olduğunu, zerre kadar aklı bulunanların bilmesi gerektir. (30. Lema)
- Husumetkar: Düşmanlık eden
İhtiraslarınızdan ve husumetkârane tarafgirliklerinizden kuvvetiniz hiçe iner, az bir kuvvetle ezilebilirsiniz. (22. Mektup)
- Huzurkar: Huzurlu
...meşru dairesinde ve müteşekkirane, huzurkârane, gafletsiz, masumane eğlencelerdir. (28. Lema)
- Hürmetkar: Hürmet eden
Ve kendi fikrinde olan bir münafığı, hürmetkârane medhetti. (22. Mektup)
- İbadetkar: İbadet eden
...o müdhiş cenazeler, huşu ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ibadetkâr şeklinde görünse.. o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)
- İcazkar: Veciz
Kısa birkaç cümle ile, Tufan hâdise-i azîmesini netaiciyle öyle îcazkârane ve mu'cizane beyan ediyor ki; çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş. (26. Mektup)
- İ'cazkar: Mucizeli
Sen de görüyorsun ki; o ferman-ı a'zamda öyle i'cazkâr bir turra var ki, hiçbir veçhile kabil-i taklid değil. (10. Söz)
- İfratkar: İfrat eden
İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)
- İftiharkar: İftihar eden
Şu makamda Eski Said'in iftiharkârane söylediği şu sözlere ben iştirak etmiyorum. (22. Lema)
- İhtimamkar: Önem veren
...çok meharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ihtimamkârane nakışlarla münakkaş,... (33. Söz)
- İhtiyarkar: İrade sergileyen
...hiçten hakîmane icad ve san'at-perverane ibda' ve ihtiyarkârane ve alîmane halk ve inşa... (7. Şua)
- İlticakar: Sığınan
Pek ilticakârane vicdanımıza girdik; içine bakıyoruz, bir çareyi bekleriz. (Lemeat)
- İltizamkar: Taraftar olan
Ona bilfiil olmasa da, binniyet, bilkasd tarafdarane ve iltizamkârane talib olmak, herkesin elinden gelir. (11. Lema)
- İnayetkar: Yardım eden
Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zalar, san'atkârane ve inayetkârane düşüyor. (32. Söz)
- İntikamkar: İntikam alan
...milel-i saire Hazret-i Hüseyin'in cemaatine intikamkârane ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden,... (15. Mektup)
- İrşadkar: İrşat eden
...o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve irşadkâr bir mükâlemeye döner. (Meyve R.)
- İstibşarkar: Müjdeleyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
- İstifsarkar: Soru soran
Tenkid ve istifsarkârane, mimsiz medeniyet tarafından denilen: (Lemalar Fihrist)
- İstiğnakar: İstiğna eden
Evet o azîm manevî kuvvetüzzahrı, menfî milliyet ile ve istiğnakârane hamiyet ile gücendirmemeli! (Mektubat)
- İstiğrabkar: Garipseyen
...ehl-i azab ise elemkârane, ehl-i saadet ise hayretkârane, istiğrabkârane, belki bir cihette istibşarkârane teessüratları bulunmasını,... (15. Mektup)
- İstiğrakkar: Boğulan, dalan
İşte şu meşreb sahibi, eğer maddiyattan ve vesaitten tecerrüd etmiş ve esbab perdesini yırtmış bir ruh ise, istiğrakkârane bir şuhuda mazhar ise;... (18. Mektup)
- İstitafkar: Yardım isteyen
Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel istîtafkârane önümüze bakarız. (Lemeat)
- İttisafkar: Vasıflayan
...nurlu akılların iman ve tevhiddeki ittisafkârane ve râsihane itikadları... (7. Şua)
- İhanetkar: İhanet eden
Birden bir hâkim geldi, hiddet etti, "Neden ayakta beklemiyor?" ihanetkârane dedi. (26. Lema)
- İhtiyatkar: Tedbirli
Havf iki, üç, dört ihtimalden bir olsa.. hattâ beş-altı ihtimalden bir olsa, ihtiyatkârane bir havf meşru olabilir. (Mektubat)
- İmtizackar: Bir araya getiren
...imtizackârane idare etmek ve tedbirlerini görmek ve bu koca âlemi bir mükemmel memleket, bir muhteşem şehir, bir müzeyyen saray gibi yapmak hakikatıdır. (7. Şua)
- İnsaniyetkar: İnsancıl
...akıl ve kalb gibi letaif-i insaniyeyi insaniyetkârane ve akibet-endişane olan vazifelerinden vazgeçiriyorlar. (13. Lema)
- İrtidadkar: Dinden dönen
O irtidadkâr küfr-ü mutlaka ve o zındıkaya teslim-i silâh etmeyiz!.. (Şualar)
- İstihsankar: Güzel gören
Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latif san'atları istihsankârane temaşa etmekle... (23. Söz)
- İstihzakar: Alay eden
İslâmiyetin kusurunu görmekle mütelezziz olan ecnebilerin istihzakârane tebessümlerini celbedecek. (Mektubat)
- İstilakar: İstila eden
Ben dünyanın halini bilmiyorum, fakat Avrupa'da istilâkârane hükmeden ve edyan-ı semaviyeye dayanmayan dehşetli cereyanın istilâsına karşı... (Mektubat)
- İstimdadkar: Meded isteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
- İstirhamkar: İsteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
- İsyankar: İsyan eden
Kâh oluyor âyet, insanın isyankârane amellerini zikreder, şedid bir tehdid ile zecreder. (25. Söz)
- İtaatkar: İtaat eden
Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
- İtirazkar: İtiraz eden
Musibete giriftar olan adam, itirazkârane şekva ve merakla onu karşılamak, musibeti ikileştiriyor. (2. Lema)
- İtminankar: İç huzuru veren
...umum selim ve nurani kalblerin erkân-ı imaniyedeki müttefikane ve itminankârane ve müncezibane keşfiyat ve müşahedatları... (7. Şua)
- İttihamkar: Suçlayan
Makam-ı iddianın aleyhimizde beyan ettiği asılsız, ittihamkârane evhamın kat'î cevabları bu müdafaatımda vardır. (Şualar)
- Kanaatkar: Kanaat eden
...meşru dairesinde kanaatkârane kazanmak ve mütefekkirane, müteşekkirane yemektir. (32. Söz)
- Kerametkar: Keramet gösteren
...Sâriye'ye işittirip, sevk-ül ceyş noktasından zaferine sebebiyet veren kerametkârane kumandası ne derece keskin nazarlı olduğunu gösterdiği halde,... (15. Mektup)
- Keremkar: Kerim
Misafirlerine burada böyle merhametler yapan kudretli, keremkâr Zât-ı Rahîm,... (Münacat)
- Lütufkar: Lütufta bulunan
İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. (20. Mektup)
- Mahviyetkar: Tevazulu
...sermediyet-i uluhiyetine karşı mahviyetkârane secde ederek,... (9. Söz)
- Maslahatkar: Maslahat gözeten
Eazım-ı Esma-i İlahiyeden olan Rahîm ve Hakîm ve Vedud'un iktiza ettikleri şefkatperverane terbiye ve maslahatkârane tedbir ve muhabbetdarane taltif... (24. Mektup)
- Mededkâr: Yardım eden
Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. (14. Lema)
- Merhametkâr: Merhametli
Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)
- Mes'udiyetkar: Mutluluk dolu
Ve öyle bir sevinç ve sürur-u mes'udiyetkârane veriyor ki, tasvir edilmez. (31. Söz)
- Muavenetkar: Yardım eden
...ve birbirinin içine girmesi ve münasebetdarane ve belki muavenetkârane birleşmesi,... (2. Şua)
- Mu'cizekâr: Mucizeli, mucize gösteren
Şu mu’cizekâr zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
- Musalahakâr: Sulh isteyen
...mes'elenin azametine nisbeten gayet mülayimane belki musalahakârane vaziyet almış. (Şualar)
- Mübalağakâr: Mübalağalı
Burada benim iki sahifecik yazıma, Ahmed Feyzi'nin hakkımda mübalağakârane medihlerini kabul ettiğim manası verilmiş, hata etmiş. (Şualar)
- Mübarezekâr: Çatışmacı
Hem eğer ben siyaset ile işe girseydim, yüz risalelerde on cümle değil, belki bin cümleyi siyasetvari, mübarezekârane bulacaktınız. (Şualar)
- Mümaşatkâr: Uygun davranan
Musa Bekuf ise, ziyade teceddüde taraftar ve asrîliğe mümaşatkâr efkârıyla çok yanlış gidiyor. (28. Lema)
- Mürüvvetkar: Mert
Dostlarına karşı mürüvvetkârane muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup)
- Müsamahakar: Hoşgörülü
...anarşiliği yetiştiren cem'iyetlerine müsamahakârane bakıp ilişmediğiniz halde,... (Şualar)
- Müteşekkirkar: Teşekkür eden
...meşru dairesinde ve müteşekkirane, huzurkârane, gafletsiz, masumane eğlencelerdir. (28. Lema)
- Nedametkar: Pişmanlık gösteren
Me'yusane bir hüzün ve nedametkârane bir teessüf ve istimdadkârane bir hasret hissettim. (26. Lema)
- Nefretkar: Nefret eden
...imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip zikirden nefretkârane uzaklaştırarak susturuyorlar. (2. Lema)
- Nübüvvetkar: Peygambere yaraşır
Zülkarneyn olan İskender-i Kebir'in nübüvvetkârane irşadatıyla akvam-ı zalime ile milel-i mazlume ortasında hail... (16. Lema)
- Perestişkâr: Tapan
...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile perestişkârane ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)
- Rekabetkâr: Rekabet eden
Bu mübarek Isparta'nın medar-ı şükran bir hüsn-ü tâli'idir ki, ondaki ehl-i takva ve ehl-i tarîkat ve ehl-i ilmin -sair yerlere nisbeten- rekabetkârane ihtilafları görünmüyor. (20. Lema)
- Ricakâr: Rica eden
...o umumî duada benim de bir hissem bulunması için ricakârane bir tevildir. (Şualar)
- Riyakar: İki yüzlü
Eski Said'in Serkeş, Müftehir, Mağrur, Ucblu, Riyakâr Nefsini Susturan, Teslime Mecbur Eden Beş Fıkradır. (26. Söz)
- Riyazetkar: Riyazet yolunda giden
Hem Nur'un takvadarane ve riyazetkârane meşrebi,... (Şualar)
- Saadetkâr: Saadetli
...o ilim ve hikmetle dünyanın saadetkârane saltanatını, âhiretin saadet-i ebediyesiyle sizde birleştirmek,... (25. Söz)
- Sahtekâr: Aldatıcı
Çünki ehl-i dikkat nazarında alâküllihal etvar ve ahvali içindeki tasannuatlar ve tekellüfatlar sahtekârlığını gösterecek. (26. Mektup)
- Sanatkar: Sanat sahibi
Hattâ herbir taşında, bir saray kadar san'at dercedilmiş. Ustasız olmak, hiçbir akıl kabul edemez, gayet mahir bir san'atkâr ister. (10. Söz)
- Sebatkar: Sebat eden
...tevhiddeki ittisafkârane ve râsihane itikadları tevafuk ve sebatkârane ve mutmainane kanaat ve yakînleri tetabuk ediyor. (7. Şua)
- Sefahetkar: Günahkar
...hikmet-i âmmesi sefahetkârane abesiyetten ve rahmet-i vasiası lâhiyane tazibden ve izzet-i kudreti zelilane acizden kurtulurlar, takaddüs ederler. (11. Şua)
- Sehavetkar: Cömert
Öyle sehavetkârane, san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)
- Senakar: Öven
...o yetimane ağlayışlar, senakârane "yaşasın"lar hükmüne girse.. (31. Söz)
- Sitayişkar: Takdir eden
Yoksa Sure-i Feth'in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar... (27. Söz)
- Siyasetkar: Siyasetçi
Hem Nur'un sırr-ı ihlası; siyasetkârane kahramanlık damarını taşıyan,... (Şualar)
- Sulhkar: Barışçıl
Dostlarına karşı mürüvvetkârane muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir. (22. Mektup)
- Şecaatkar: Cesaret gösteren
Risale-i Nur'un sönmez nuruyla ve susmaz lisanıyla şecaatkârane mukabele ve mukavemet edip,... (Lemalar Fihrist)
- Şefaatkar: Şefaat eden
...onun ruhuna şefaatkârane bir hoş-âmedî nev'inden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi. (12. Mektup)
- Şefkatkar: Şefkatli
Mahpuslara şefkatkârane hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)
- Şematetkar: Kuru gürültü yapan
Hem de boğazımızı pençesiyle sıktığı bir zaman-ı elîmde pek şematetkârane bir istifham ile dört şey sordu bizden.
- Şifakar: Şİfa veren
Fakat sonra, ameliyat-ı şifakâraneden gelen acılar gitti, lezzet geldi. (Mektubat)
- Şuurkar: Şuurlu
Evet nebatat ve behimiyat gibi şuursuzların gayet derecede şuurkârane ve hakîmane işler görmesi bizzarure gösterir ki: (10. Söz)
- Tahkirkar: Aşağılayan
Hattâ kâinata ve mevcudata karşı zalimane ve tahkirkârane bir adavet taşıyor. (11. Lema)
- Tahsinkar: Uygun gören
Otuzüç âyât-ı Kur'aniyenin tahsinkârane işaretine mazhariyeti... (Şualar)
- Tahripkar: Tahrip eden
Menfîce müteharrik, daim tahribkâr olur. (Lemeat)
- Takdirkar: Takdir eden
...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, takdirkârane sevdirir. (Meyve Risalesi)
- Taklitkar: Taklit eden
Farz-ı muhal olarak Müseylime gibi hadsiz derece haddinden çıkıp taklidkârane o izzet ve ceberut sahibi olan Hâlık-ı Zülcelalini kendi fikriyle konuşturup... (25. Söz)
- Tazarrukar: Niyaz eden
Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle tazarrukârane saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)
- Tebessümkar: Tebessüm eden
Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, tebessümkârane manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. (33. Söz)
- Tehditkar: Tehdit eden
...bütün mahlukatın hukuklarına tecavüzlerini asırlara ve arza ve semavata tehdidkârane haykıran bu iki âyet,... (Meyve Risalesi)
- Temellukkar: Yaltaklanan
Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere temellukkârane bir müracaat edilecekti. (16. Mektup)
- Tenbelkar: Tenbellik gösteren
...her kapıya başvurup, tenbelkârane ve zalimane ve müştekiyane hayatını geçirir, belki öldürür. (7. Şua)
- Tenbihkar: İkaz eden
Kur'an hizmetkârlarının sehiv ve hataları neticesinde yedikleri tenbihkârane şefkat tokatları.. (Lemalar Fihrist)
- Tenkitkar: Eleştiren
Tenkidkârane bir suale cevabdır. (22. Lema)
- Terbiyekar: Terbiye eden
...bilbedahe terbiyekârane bir Rezzakıyet ve şefkatkârane bir rububiyeti gösterir. (33. Söz)
- Tesbihkar: Tesbih eden
...her gece ve her sene, şaşaalı tesbihkârane bir seyeran ve cereyan vermek demek olan... (20. Mektup)
- Teslimkar: Teslim olan
Sünnet-i Seniyesinin dairesine teslimkârane ve müstahsinane dâhil olunuz,... (13. Lema)
- Teşvikkar: Teşvik eden
...hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevketmek için teşvikkârane kasaid-i vataniyeye nisbeti gibidir. (25. Söz)
- Tevazukar: Tevazu sahibi
Eğer sen tevazukârane desen: (Mektubat)
- Tevbekar/Tövbekar: Tevbe eden
Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki tövbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)
- Tevhidkar: Tevhid içeren
Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek zâtın icadıdır" diye olan tevhidkârane düsturu nerede? (30. Söz)
- Tezyifkar: Küçümseyen
İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebebsiz, gıyabımda tezyifkârane, hakaretli sözler söylemişti. (16. Mektup)
- Ubudiyetkar: İbadet eden
Fakat Sâni' tarafından tavzif edilen vezaif-i ubudiyetkâranelerinden ve Sâniin isimlerine ne vechile ve nasıl delalet ettikleri... (25. Söz)
- Uhuvvetkar: Dostluk gösteren
Her nereye geliriz, herhangi taifeye misafir oluyoruz, pek uhuvvetkârane istikbal görüyoruz. (Lemeat)
- Ümitkar: Ümit besleyen
...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümidkârane bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)
- Ünsiyetkar: Yabancılık çekmeyen
Cisim libasını mazide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür, mezaristana ünsiyetkârane bakar.
- Vefakar: Vefalı
...vâlide ise, dualarını almak ve kalblerini hoşnud etmek ve vefakârane hizmet etmek,... (25. Lema)
- Yadigâr veya yadgâr: Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)
Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale yadigâr bırakmak için; (24. Mektup)
- Zecirkar: Azarlayan
"Edebsizlik ediyorsunuz, zındıkaya giriyorsunuz, zındıkları yetiştiriyorsunuz" diye zecirkârane te'dib tokatlarını almışlar. (30. Söz)
- Zulümkar: Zulmeden
Şecere-i Tûbâ-i İslâmiyet; mevhum, muvakkat, cüz'î, hususî, menfî, belki esassız, garazkâr, zulümkâr, zulmanî unsuriyet toprağına dikilmez! (Mektubat)