Birinci Mektup

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Mektubatİkinci Mektup: Sonraki Risale

Bu risaleyi okumak için Birinci Mektup okuma sayfasına ve Kur'an hattı ile okumak için Birinci Mektup (Kur'an Hattı) sayfasına gidin

Birinci Mektup Bediüzzaman'ın 1 Mart 1927 tarihinden itibaren zorunlu ikamete tabi tutulduğu Barla'da telif ettiği eserlerdendir ve Mektubat kitabının 1. risalesidir. Mektubat'ın başındaki risaleler hususi bazı talebelerine yazdığı küçük mektuplardır. Daha sonra Mektubat'a dahil edilince Bediüzzaman onları yazıldığı haliyle bırakmış ve düzeltip düzenleme yapmaya izin olmadığını beyan etmiştir.

Bu risale 4 sorunun cevabını içerir. Hz. Hızır'ın hayatta olup olmadığına dair 1. sorunun cevabında hayatın beş mertebesi olduğu ve Hz. Hızır'ın hayatta ve 2. mertebede olduğu izah edilir. 2. sorunun cevabında ölümün hayat gibi hem yaratılmış hem de nimet olduğunun izah edilir. Cehennemin nerede olduğuna dair 3. sorunun cevabında biri küçük diğeri büyük olmak üzere iki cehennem olduğu ve çekirdek hükmündeki küçük cehennemin ileride büyük cehenneme dönüşeceği izah edilir. Cehennemin Dünya'nın altında olduğunu beyan eden hadis hatırlatılarak cehennemin dünyanın güneş etrafındaki yörüngesinin altında olup perdeli ve nursuz ateş olduğu için görünmediği ve hissedilmediği, küçük cehennemin dünyanın merkezinde olduğu beyan edilir. Ayrıca cennet ve cehennemin yaratılış ağacının iki meyvesi, kâinat silsilesinin iki neticesi, şuuanat seylinin ve dünyanın manevi mahsulatının iki mahzeni ve lütuf ve kahrın iki tecelligâhı olduğu izah edilir. 4. sorunun cevabında dünyadaki fani şeylere olan mecazi aşkın, insanın o fani şeylerin çirkinliğini görüp yüzünü onlardan çevirip dünyanın Allah'ın isimlerine ve ahirete bakan yüzlerine yönelmesi halinde hakiki aşka dönüşebileceği ve bunun insanın bitmeye mahkum kendi hayatıyla bağlı kararsız dünyasını, haricî dünyayla karıştırmaması şartıyla mümkün olduğu izah edilir.

Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti

  • Risale-i Nur'un numaraları te'lif tertibiyle değildir. Meselâ, 33. Mektup (yani 33. Söz) ve 22. Mektup 1. Mektup'dan daha evvel te'lif edilmiştir.

İsimleri, Telifi, Neşri/Basımı, İçeriği, Tevafukları ve Gaybi İşaretlerle İlgili Bilgiler

Diğer İsimleri

Telif Dili

Türkçe

Telifiyle İlgili Bilgiler

1. Mektup 1929-1930 yılı civarında Barla'da telif edilmiştir.[1][2]

Neşriyle/Basımıyla İlgili Bilgiler

Kur'an harfleriyle kitap basımının 1928 yılında yasaklanması üzerine ilk başta elle çoğaltılan bu risale 1946 yılından sonra evvela İnebolu, sonra Isparta'da teksir makinesiyle Kur'an harfleriyle çoğaltıldı. Bediüzzaman'ın izin ve teşviğiyle 1956-1959 yıllarında matbaalarda Latin harfleriyle büyük kitaplar basıldığında Mektubat kitabının içinde yer almıştır.

İçeriği

  1. Sual: Hz. Hızır'ın hayatta mıdır? Cevap: Hayatın beş mertebesi vardır ve Hz. Hızır hayatta ve 2. mertebededir.
  2. Sual: Ölüm nasıl hem yaratılmış hem de nimettir?
  3. Sual: Cehennemin nerededir? Cevap: "Cehennem Dünya'nın altındadır" hadisine göre Cehennem dünyanın güneş etrafındaki yörüngesinin altındadır ve küçük cehennem dünyanın merkezindedir.
  4. Sual: Mecazi aşk hakiki aşka dönüşebilir mi? Cevap: İnsan yüzünü onlardan dünyanın Allah'ın isimlerine ve ahirete bakan yüzlerine çevirirse dönüşebilir.

Uzunluğu

7 büyük sayfa

Ekleri

Bu Risale İle İlgili Tevafuklar

Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler

Risale-i Nur'da Derc Edildiği ve Benzer İçerikli Yerler

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Bu Risalenin Telifi, Neşri ve Adı Hakkındaki Bahisler

Risale-i Nur'un numaraları, te'lif tertibiyle değil. Meselâ, Otuz Üçüncü Mektup, Birinci Mektup'dan daha evvel te'lif edilmiş ve bu Beşinci Şua'nın aslı ve Risale-i Nur'un bir kısım eczaları, Risale-i Nur'dan evvel te'lif edilmiş. Her ne ise...

(12. Şua (Siracünnur))


Hem vazife-i tahkikatınıza yardım için derim: Fihriste Risalesi, yirmi senelik risalelerin bir kısmının fihristesidir. İçindeki risalelerin bir kısmının asılları Darü’l-Hikmetten başlar. Fihriste’deki numaralar, telif tertibiyle değildirler. Mesela, Yirmi İkinci Söz, Birinci Sözden daha evvel te’lif edilmiş ve Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mektuptan daha evvel yazılmış. Bunlar gibi çok var...

(Eskişehir Mahkemesi (1935) Müdafaalarından)

Bu Risalenin Kıymeti Hakkındaki Bahisler

Birinci Mektubun İkinci Sual ve cevabı ve Yirminci Mektub'un her iki makamının وَيُمِيتُ kelimelerinin harika izahatı bu mevzu'u daha parlak ve daha ra'na dile getirmişlerdir. Mütercim

(İşarat-ül İ'caz (Badıllı))

Bu Risaleye Atıflar

Mevt, hayat kadar bir bürhan-ı rububiyettir. Gayet kuvvetli bir hüccet-i vahdaniyettir. اَلَّذٖى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ delâletince mevt; adem, idam, fena, hiçlik, fâilsiz bir inkıraz değil belki bir Fâil-i Hakîm tarafından hizmetten terhis ve tahvil-i mekân ve tebdil-i beden ve vazifeden paydos ve haps-i bedenden âzad etmek ve muntazam bir eser-i hikmet olduğu, Birinci Mektup’ta gösterilmiştir.

(33. Söz)


Hazret-i İsa aleyhisselâmın Deccal’ı öldürmesi hem Birinci Mektup’ta ve hem On Beşinci Mektup’ta gayet muhtasar ve size kâfi bir cevap vardır.

(16. Lem'a)

Bu Risalede İle İlgili Tevafuklar

Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler

Bu Risale Hakkında Fihristte Geçen Kısım

Dört sualin cevabıdır.

Birinci Sual: Hazret-i Hızır’ın hayatı hakkında ve o münasebetle hayatın beş mertebesini gayet güzel ve mukni bir tarzda beyan eder.

İkinci Sual: اَلَّذٖى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا âyetindeki mevti, nimet suretinde ve mahluk olduğunun sırrını gayet güzel bir surette ispat eder ki mevt dahi hayat gibi bir nimet ve hayat gibi mahluktur.

Üçüncü Sual: “Cehennem nerededir?” cevabında, gayet makul bir surette yerini beyan eder ve gösterir. Cehennem-i Suğra ve Kübra’yı tefrik edip fennî bir tarzda ve mantıkî bir surette ispat etmekle beraber; âhirinde gayet muhteşem ve parlak bir surette, azamet ve rububiyet-i İlahiyenin bir sırr-ı azîmini ve cehennem-i kübranın bir hikmet-i hilkatini gösterdiği gibi cennet ve cehennem, şecere-i hilkatin iki meyvesi ve silsile-i kâinatın iki neticesi ve seyl-i şuunatın ve mahsulat-ı maneviye-i arziyenin iki mahzeni, lütuf ve kahrın iki tecelligâhı olduğunu gösterir.

Dördüncü Sual’in cevabında mahbublara olan aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikiye inkılab ettiği gibi koca dünyaya karşı insanın aşk-ı mecazîsi dahi sırr-ı iman ile makbul bir aşk-ı hakikiye inkılab edebildiğini gayet güzel ve mukni bir surette ispat eder.

(Fihrist (Mektubat))

Diğer Bahisler

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

Bu Risaledeki Temsiller/Misaller

Nasıl ki iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir. Aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. “Ben uyansam şu lezzet kaçacak.” diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor. Hakiki lezzet ile hakiki saadete mazhar olur.


Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için ya kâinatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki yerlerini görüp tayin edelim.


Şu güzel ziynetli odanın dört duvarında, dördümüze ait dört endam âyinesi bulunsa o vakit beş oda olur. Biri hakiki ve umumî, dördü misalî ve hususi… Her birimiz kendi âyinemiz vasıtasıyla, hususi odamızın şeklini, heyetini, rengini değiştirebiliriz. Kırmızı boya vursak kırmızı, yeşil boyasak yeşil gösterir ve hâkeza… Âyinede tasarrufla çok vaziyetler verebiliriz; çirkinleştirir, güzelleştirir, çok şekillere koyabiliriz. Fakat haricî ve umumî odayı ise kolaylıkla tasarruf ve tağyir edemeyiz. Hususi oda ile umumî oda hakikatte birbirinin aynı iken ahkâmda ayrıdırlar. Sen bir parmak ile odanı harap edebilirsin, ötekinin bir taşını bile kımıldatamazsın.

Bu Risalede Geçen Ayetler

Bkz. 1. Mektup'ta Geçen Ayetler Listesi

Bu risalede geçen "Nass-ı Kur’an’la şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır." cümlesi Bakara suresinin "Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız." mealindeki 154. ayeti ile Âl-i İmrân suresinin "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar." mealindeki 169. ve 170. ayetlerine dayanır.

Bu Risalede Geçen Hadisler

  1. Risalede Nasıl Geçtiği: Âhir zamanda Hazret-i İsa aleyhisselâm gelecek, şeriat-ı Muhammediye (asm) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki:
    Kaynağı: Müslim – Fiten, 110–119
    Kaynaklarda geçen şekli: Ümmet-i Muhammed’den biri gibi davranacağı bahsi geçer
  2. Risalede Nasıl Geçtiği: Cehennemin yeri, bazı rivayatla “tahte’l-arz” denilmiştir.
    Kaynağı: Müstedrek-ül Hakim 4/568, 569 ve 594; Ramuz-ül Ehadis sh: 272
    Kaynaklarda geçen şekli: Cehennem yedinci yerin altındadır; Cennet göklerde, Cehennem ise yerin içindedir.
  3. Risalede Nasıl Geçtiği: Fakat bazı rivayatın işaratıyla âhiretteki cehennem, bu dünyamızla münasebettardır.
    Kaynağı:
    Kaynaklarda geçen şekli:
  4. Risalede Nasıl Geçtiği: Şu cehennem-i suğra, cehennem-i kübraya ait çok vezaifi, dünyada ve âlem-i berzahta görmüş ve ehadîslerle işaret edilmiştir. (Aşağıdaki hadise bakın)
  5. Risalede Nasıl Geçtiği: مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ
    Meali: Muhakkak ki yaz sıcağının şiddeti Cehennem sıcağındandır.
    Kaynağı: Buharî, Mevâkît: 9, 10; Müslim, Mesâcid: 180, 181; Ebû Dâvud, Salât: 4; Tirmizî, Mevâkît: 5; Nesâî, Mevâkît: 5
    Kaynaklarda geçen şekli: Sıcaklığın şiddeti, Cehennemin nefesindendir (Buhari)
  6. Risalede Nasıl Geçtiği: Şehidler, ölümdeki firak acısını hissetmiyorlar
    Kaynağı: Mevarid-üz Zam'an 2/36; El-Feth-ül Kebir 3/126, Tirmizi ve İbni Mace'den nakil
    Kaynaklarda geçen şekli: Şehid, katlin darbesinin acısını duymaz; Şehid ölüm üzüntüsünü hissetmez.
  7. Risalede Nasıl Geçtiği: Demek, merkeze kadar nısf-ı kutr-u arz, altı bin küsur kilometre olduğundan iki yüz bin derece-i harareti câmi’, yani iki yüz defa ateş-i dünyevîden şedit ve rivayet-i hadîse muvafık bir ateş bulunuyor.
    Kaynağı: Şuab-ül İman - Beyhaki 1/418
    Kaynaklarda geçen şekli: Sizin, Beni-Adem'in yaktığınız şu ateş, Cehennemin ateşinden yetmiş cüz'ünün ancak bir cüz'üdür.

Cenab-ı Allah'ın Bu Risalede Geçen İsim, Sıfat ve Şuunatı

  1. Cenab-ı Hak
  2. Fâtır-ı Hakîm
  3. Hakîm
  4. Hakîm-i Zülkemal
  5. Kadîr-i Zülcelal
  6. Kahhar-ı Zülcelal
  7. Mahbub-u Bâki
  8. Rahman-ı Zülcemal
  9. Zat-ı Bâki
  10. Zat-ı Zülcelal

Peygamberimizin Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

  1. Muhammed (asm)

Kur'an'ın Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

  1. Furkan-ı Hakîm
  2. Kur’an

Bu Risalede Geçen Salavatlar

Bu Risalede Geçen Dualar

Bu Risalede Geçen Zikirler

Bu Risalede Geçen Emir ve Tavsiyeler

Bu Risalede Geçen Darb-ı Meseller/Deyimler

  1. Küçücük ve sönük akıl gözü
  2. ...cehennem-i kübrayı elektrik lambalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirip…
  3. yüzünü çevirse
  4. tabiat bataklığına düşer
  5. dünyaya saplansa

Bu Risalede Geçen Düstur, Kaide ve Tespitler

  1. Hayattadır fakat meratib-i hayat beştir.
  2. Hattâ makamat-ı velayette bir makam vardır ki “Makam-ı Hızır” tabir edilir. O makama gelen bir veli, Hızır’dan ders alır ve Hızır ile görüşür.
  3. Evet şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarîk-ı hakta feda ettikleri için Cenab-ı Hak kemal-i kereminden onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemal-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar.
  4. Nevmin büyük kardeşi olan mevt
  5. Başka yerlerde beyan ettiğimiz gibi küre-i arz, hareket-i seneviyesiyle ileride mecma-ı haşir olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor. Cehennem ise arzın o medar-ı senevîsi altındadır, demektir… Küre-i arzın seyahat ettiği mesafe-i azîmede pek çok mahlukat var ki nursuz oldukları için görünmezler.
  6. Cehennem ikidir: Biri suğra, biri kübradır. İleride suğra, kübraya inkılab edeceği ve çekirdeği hükmünde olduğu gibi ileride ondan bir menzil olur. Cehennem-i suğra yerin altında, yani merkezindedir. Kürenin altı, merkezidir.
  7. Ekseriya her otuz üç metre hafriyatta, bir derece-i hararet tezayüd eder. Demek, merkeze kadar nısf-ı kutr-u arz, altı bin küsur kilometre olduğundan iki yüz bin derece-i harareti câmi’, yani iki yüz defa ateş-i dünyevîden şedit ve rivayet-i hadîse muvafık bir ateş bulunuyor.
  8. Yani, âlem-i nur olan cennetten yıldızlara nur verip cehennemden nâr ve hararet göndersin.

Bu Risalede Geçen Halk Dili İfadeler

  1. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimî mukayyed değillerdir. Bazen istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler fakat bizim gibi mecbur değillerdir.
  2. Mesela, sana ızdırap veren pek ihtiyar olmuş peder ve validen ile beraber, ceddin cedleri, sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı hayat ne kadar nıkmet, mevt ne kadar nimet olduğunu bilecektin.

Bu Risalede Geçen Edebi ve Dikkat Çekici İfadeler

  1. Âhir zamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyet’e inkılab edeceği bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini öldürür; öyle de Hazret-i İsa aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal’ı öldürür yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek.
  2. Evet mevt; tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İdam ve adem ve fena değildir.
  3. Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir bir paydostur bir tebdil-i mekândır bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir bir mebdedir bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir.
  4. Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Meyvenin yeri ise dalın müntehasındadır. Hem şu silsile-i kâinatın iki neticesidir. Neticelerin mahalleri, silsilenin iki tarafındadır. Süflîsi, sakîli aşağı tarafında; nuranisi, ulvisi yukarı tarafındadır. Hem şu seyl-i şuunatın ve mahsulat-ı maneviye-i arziyenin iki mahzenidir. Mahzenin mekânı ise mahsulatın nevine göre fenası altında, iyisi üstündedir. Hem ebede karşı cereyan eden ve dalgalanan mevcudat-ı seyyalenin iki havuzudur. Havuzun yeri ise seylin durduğu ve tecemmu ettiği yerdedir. Yani habîsatı ve muzahrefatı esfelde, tayyibatı ve safiyatı a’lâdadır. Hem lütuf ve kahrın, rahmet ve azametin iki tecelligâhıdır. Tecelligâhın yeri ise her yerde olabilir. Rahman-ı Zülcemal ve Kahhar-ı Zülcelal nerede isterse tecelligâhını açar.
  5. Her birimizin hayatı, bir endam âyinesidir. Şu dünyadan her birimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır.

Bu Risalede Bahsi Geçen Şahıslar, Eserleri ve Eserlerinden Alıntılar

  1. Hazret-i Hızır: Hazret-i Hızır aleyhisselâm hayatta mıdır?
    Hazret-i Hızır ve İlyas aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki bir derece serbesttir.
  2. İlyas (as): Hazret-i Hızır ve İlyas aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki bir derece serbesttir.
  3. İdris (as): Hazret-i İdris ve İsa aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki beşeriyet levazımatından tecerrüd ile melek hayatı gibi bir hayata girerek nurani bir letafet kesbeder.
  4. İsa (as): Hazret-i İdris ve İsa aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki beşeriyet levazımatından tecerrüd ile melek hayatı gibi bir hayata girerek nurani bir letafet kesbeder
  5. İsevilik: Âhir zamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyet’e inkılab edeceği bir sırada,…
  6. Deccal: Hazret-i İsa aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal’ı öldürür yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek.
  7. Hamza: Hattâ Seyyidü’ş-şüheda olan Hazret-i Hamza radıyallahu anh, mükerrer vakıatla kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş.
  8. Ubeyd: Hattâ –ben kendim– Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı.
  9. Ruslar: Kendisini hayatta biliyor fakat Rus’un istilasından çekindiği için yer altında kendine güzel bir menzil yapmış.
  10. Mutezile: Ehl-i İtizal’in bazı imamları “Cehennem sonradan halk edilecektir.” demeleri, hal-i hazırda tamamıyla inbisat etmediğinden ve sekenelerine tam münasip bir tarzda inkişaf etmediğinden galattır ve gabavettir.

Bu Risalede Bahsi Geçen Yerler

  1. Şemsü’ş-şümus: bir ihtimale göre Şemsü’ş-şümus tarafına bir hareket vermiş

Bu Risalede Bahsi Geçen Hadiseler

  1. Bediüzzaman'ın Esareti: Benim yanımda ve benim yerime şehit olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rüya-yı sadıkada, tahte’l-arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim.

İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler/Kategoriler

Mektubatİkinci Mektup: Sonraki Risale

Kaynakça