Konferans (1947)
Bu parçayı okumak için Konferans (Gençlik Rehberi) okuma sayfasına ve Konferans ile ilgili diğer parçalar ve maddeler için Konferans (Tavzih) sayfasına gidin
Konferans (1947) Bediüzzaman'ın yakın talebelerinden Zübeyir Gündüzalp'in 1947'de Konya Nur Talebeleri adına, Risale-i Nur hakkında görüşlerini ifade edip, Ankara Üniversitesi gençlerine gönderdiği bir konferanstır. Bu konferansı hazırlayan nur talebesi din düşmanlarının aleyhte menfi propandalarla yanlış tanıtmaya çalıştıkları Bediüzzaman'ın büyük bir Kur'an müfessiri olduğunu ve eseri olan Risale-i Nur'un bu asırdaki insanları saadete kavuşturacak, onları aklen ve kalben ikna edecek bir eser olduğunu izah eder.
Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti
İsimleri, Telifi, Neşri/Basımı, İçeriği, Tevafukları ve Gaybi İşaretlerle İlgili Bilgiler
Diğer İsimleri
Risale-i Nur Hakkında Verilen Bir Konferans
Telif Dili
Türkçe
Telifiyle İlgili Bilgiler
Bu konferans 1947'de hazırlanmıştır.
Neşriyle/Basımıyla İlgili Bilgiler
Gençlik Rehberi ve Nur'un İlk Kapısı küçük kitaplarında neşredilmiştir.
İçeriği
Uzunluğu
12 büyük sayfa
Ekleri
Bu Risale İle İlgili Tevafuklar
Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler
Risale-i Nur'da Derc Edildiği ve Benzer İçerikli Yerler
- Bu konferans Gençlik Rehberi ve Nur'un İlk Kapısı adlı küçük kitaplarda yer alır.
- Zübeyir Gündüzalp'in 1950'de Ankara Üniversitesinde verdiği başka bir konferans Sözler kitabındadır.
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Bu Risalenin Telifi, Neşri ve Adı Hakkındaki Bahisler
Bu Risalenin Kıymeti Hakkındaki Bahisler
Bu Risaleye Atıflar
Yirmi Yedinci Mektup’un Lâhikasının Zeyli==
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Bu defa şehit merhum Hâfız Ali’nin ehemmiyetli bir vârisi ve Denizli talebelerinin yüksek bir mümessili ve Denizli şehrinin Risale-i Nur’a karşı fevkalâde teveccühünün bir tercümanı kardeşimiz Hasan Feyzi’nin edibane, Risale-i Nur hakkında fevkalâde senakârane pek uzun bir mektubunu aldım. (*Bu uzun mektubun tamamı, Konferans isimli kitapta neşredilmiştir.)
Risale-i Nur’un bana teslim olması münasebetiyle, kardeşimiz Hâfız Mustafa’nın çalışması hakkında yazdığım mektubun içinde Risale-i Nur’un çok ehemmiyetli kıymetini muhtasar bir surette beyanatıma ve hiss-i kable’l-vuku mektuplarımdaki ehemmiyetli davalarıma bu uzun mektup tam bir izah ve Denizli şehrinin Risale-i Nur lehinde bir kuvvetli şehadeti ve bir şahidi olmak cihetiyle hem bu zat mektep fenlerinde çok zaman alâkadar olup kıdemli bir muallim ve âlim olması haysiyetiyle, Risale-i Nur hakkındaki bu parlak şehadeti çok ehemmiyetli gördüm. Yalnız, bana bakan kısımları ya tayy veya ta’dil etmeyi münasip gördüm. Bir, iki, üç yerde de herkese göstermek münasip görmediğimden, çizgi altına aldım ve sizlere de Yirmi Yedinci Mektup’un veya Lâhikasının bir zeyli olarak gönderdim. Bu parça mektubumu, onun mektubunun başında yazabilirsiniz. Hasan Feyzi kardeşimiz, onun bazı cümlelerini tayyetmemden gücenmesin. Çünkü umum talebelere o tayyolunan kısım lâzım değil, hususi bazılarda kalabilir.
Bu zat, doğrudan doğruya hakaik-i imaniye ve Kur’aniyeyi bir şahs-ı manevî mahiyetinde, Risale-i Nur şahs-ı manevîsinin cesedine girmiş ve eczalarının libasını giymiş bir tarzda, fevkalâde bir sena ile ona hitap ediyor. Ben baktıkça birden itirazkârane “Hüsn-ü zannı pek ziyadedir.” tahattur ettiğim dakikada, hakikat-i Kur’aniye manen dedi: “Cesede, libasa bakma; bana bak. O, benim hakkımda konuşuyor. Doğru söylemiş.” Ben daha ilişmedim.
Yalnız Risale-i Nur tercümanı hakkında sarîhan veya işareten veya kinayeten onun haddinden pek fazla senakârane tabiratı ta’dil etmeye lüzumu var. Başkalar, hususan ehl-i tenkit insanlar nazarında bîçare şahsıma bu nevi hüsn-ü zannını kabul etmemek mesleğimize lâzım geliyor; ta’dilime gücenmesin.
Göndermiş olduğunuz inayetnamenizi ve dört tane risale “İhlas”, “Zeylü’l-Hubab”, “Risale-i Nur hakkında müellifine gönderilen bir mektup”, “Risale-i Nur hakkında verilen konferans”ları aldım. Teşekkürlerimi takdim ederim efendim.
...
Muhlis dinî, millî kardeşiniz
Habiburrahman Şâkir
Risale-i Nur hakkında, içinde çok güzel konferans ve nurlu mektuplar ve pek güzel kasideler bulunan kitabı Bursa’dan getirttik. Okudukça, dinledikçe çok mesrur oluyoruz, ruhlarımız şâd oluyor. Onları yazan Nur talebesi kardeşlerimizden Cenab-ı Hak razı olsun, âmin!
...
Duanıza muhtaç
İstanbul Hanımları
Bu Risalede İle İlgili Tevafuklar
Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler
Bu Risale Hakkında Fihristte Geçen Kısım
Diğer Bahisler
Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler
Bu Risaledeki Temsiller/Misaller
Bu Risalede Geçen Ayetler
Bu Risalede Geçen Hadisler
Cenab-ı Allah'ın Bu Risalede Geçen İsim, Sıfat ve Şuunatı
Peygamberimizin Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları
Kur'an'ın Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları
Bu Risalede Geçen Salavatlar
Bu Risalede Geçen Dualar
Bu Risalede Geçen Zikirler
Bu Risalede Geçen Emir ve Tavsiyeler
Bu Risalede Geçen Darb-ı Meseller/Deyimler
Bu Risalede Geçen Düstur, Kaide ve Tespitler
Bu Risalede Geçen Halk Dili İfadeler
Bu Risalede Geçen Edebi ve Dikkat Çekici İfadeler
- Risale-i Nur hakkında bilgi soran arkadaşlarımıza gelince bu hususta bir fikir edinebilmek için hiçbir yerden izahat almaya lüzum yoktur. Siz bu feyyaz eserleri okuyun, bizzat kendi cehd ve şahsî gayretinizle onu anlamaya ve tanımaya çalışın.
- Risale-i Nur’a bu kadar bağlanıldığını görünce dünyadan alâkamızın kesildiği zannına varılmasın. Bilakis bu cihet, şu hatt-ı hareketimizle tebarüz eder: Mücerred isek işlerimizi, talebe isek derslerimizi, memur isek vazifemizi, tüccar isek ticaretimizi yapıyoruz.
- Dine muarız olmayan müstakim bir filozofun eserini tetkik için saatlerce çalışılırsa iki cihanın saadetini ders veren Bedîüzzaman’ın eserlerini okumak için uykularımızı terk etmek gerektir. Evet, dünyevî bir kitaba beş lira ödersek Risale-i Nur gibi dünya ve âhirette insanı mesud kılan ve en yüksek bir mevki ve şerefe nâil olan bir tefsir-i Kur’an’a yüz lira veririz ve veriyoruz.
- İlm-i iman âşıkları Risale-i Nur okuyor. Dinî malûmat meraklıları Risale-i Nur okuyor. Hakikat arayıcıları Risale-i Nur okuyor. Mücadeleci mücahid fıtratlar Risale-i Nur okuyor. Hamaset, bahadırlık ve kahramanlığın şâhikasına erişmek isteyen kabiliyetler Risale-i Nur okuyor. Milliyetçiler Risale-i Nur okuyor. Fen ve sanat erbabı Risale-i Nur okuyor. Müsbet ilim hayranları Risale-i Nur okuyor. Ehl-i tasavvuf Risale-i Nur okuyor. Edebiyat meraklıları Risale-i Nur okuyor.
- Risale-i Nur’u okuyanların ikna kabiliyeti artar, akıl ve mantığı işler ve kuvvet bulur. Herhangi bir mevzuyu seviyesi nisbetinde mukni bir surette ifade edebilmek meziyetine sahip olur.
- Evet, biz ne muallimlerimizden bir meded ve ne de peder ve validelerimizden bir teşvik beklemiyoruz ve beklemeyiz.
- Kur’an yazısıyla olan Nur Risalelerini yazmaktaki kazancımız çok büyüktür. Eskimez yazıyı kısa bir zamanda öğreniyoruz. Hem yazarken malûmat elde ediyoruz. Hem Risale-i Nur eczalarını çoğaltmakla imana ve Kur’an’a hizmet edildiği için pek büyük manevî kazançlar kazanıyoruz. Hem yazılarak edinilen bilgi hâfızaya daha esaslı yerleşiyor. Bunun için şimdiye kadar binlerle genç, Risale-i Nur’u yazarak Kur’an yazısını öğrenmiş ve öğrenmektedir.
Bu Risalede Bahsi Geçen Şahıslar, Eserleri ve Eserlerinden Alıntılar
- Abdülkadir-i Geylani: Evet, Abdülkadir-i Geylanî, İmam-ı Gazalî ve Mevlana Celaleddin-i Rumî gibi İslâmiyet’in birer güneşi olan dâhî büyüklerimizin eserlerini ve hakiki kıymetlerini bugünkü gençlik nasıl bilemiyorsa, Bedîüzzaman Said Nursî gibi misilsiz bir müfessir-i Kur’an’ı da tam tanıyamamıştır.
- İmam-ı Gazali:
- Mevlana Celaleddin-i Rumi:
- Henry Ford: Risale-i Nur’a hizmet eden Nur’un öyle hakiki talebeleri var ki onlardan birisine denilse: “Risale-i Nur yerine şu kitapları istinsah et de Amerikalı milyarder Ford’un servetini sana verelim.” Risale-i Nur’un satırlarından kaleminin ucunu bile kaldırmadan o bahtiyar talebe şöyle cevap verecektir: “Dünyayı servetiyle ve saltanatıyla verseniz kabul etmem. Çünkü Cenab-ı Hak, bize Risale-i Nur’un mütalaası ve hizmetiyle tükenmez, bâki bir hazine verecektir. Acaba sizin o dünyevî servetiniz beni mesud edecek midir? Bu şüphelidir. Fakat Rabb’imizin ihsan edeceği bâki servet ile hakiki bir saadete kavuşacağımızda şek ve şüphe yoktur.”
- Moliere: Mesela, kıymetli bir eser okuruz, müellifine karşı içimizde az çok bir takdir hissi belirir. Molyer’in, Hügo’nun, Göte’nin eserlerine bir hayranlık duyarız.
Bu Risalede Bahsi Geçen Yerler
- Beyaz Saray: Amerika’da Beyaz Saray’da bütün dünyanın ve kâinatın güneşi olan Kur’an-ı Hakîm yeşil ipekliler arasında lâyık olduğu yüksek mevkiye konuyormuş.
- İsveç: İsveç, Norveç ve Finlandiya’da en büyük ilim adamlarından müteşekkil bir heyet meydana getirmişler, gençlerin kurtuluşunu sağlayacak halâskâr bir kitabı senelerce aramışlar; nihayet gençliği en yüksek ahlâk ile ahlâklandırmak ve dünyada açık fikirli, müstakim ilim adamı yapmak için Kur’an-ı Kerîm’i okutmanın yegâne çare olduğu neticesine varmışlar.
- Norveç:
- Finlandiya:
Bu Risalede Bahsi Geçen Hadiseler
İlgili Resimler/Fotoğraflar
İlgili Maddeler/Kategoriler
- Sözler: Konferansın içinde olduğu büyük kitap
- Zübeyir Gündüzalp: Bu konferansı veren nur talebesi
- Konferans (Küçük Kitap): Zübeyir Gündüzalp'in 1950'de verdiği konferansı ve bazı ilave parçaları içeren küçük kitap
- Konferans (Sözler): Zübeyir Gündüzalp'in Ankara Üniversitesinde 1950'de İman, İslam ve Risale-i Nur hakkında verdiği konferans